MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen iştirak nafakası davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; boşanma sırasında davacının çocuk için nafaka talep etmediğini, zamanla davacının gelirinin de çocuğun giderini karşılayamadığını belirterek 400 TL iştirak nafakasına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece; boşanma sırasında düzenlenen protokolde davacının "Çocuk için nafaka istemiyorum" beyanının bulunduğu, boşanma kararının 05/07/2011'de kesinleştiği, bu davanın 20/07/2011'de açıldığı, arada 15 günlük kısa bir sürenin bulunduğu, bu sürede davacının ekonomik durumunun bozulmasının mümkün olmadığı, protokol hükümlerinin yerine getirilmediği, davanın iyiniyetle açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
TMK'nın 182/2.maddesine göre boşanma ve ayrılık olduğunda velayet kendisine verilmeyen eş, küçük çocuğun bakım ve eğitim giderlerine "gücü" oranında katılmak zorundadır.Boşanma davası sırasında annenin velayeti altında bulunan küçüğün menfaatine aykırı olarak ve henüz tahakkuk etmemiş (Doğmamış bir alacaktan) iştirak nafakasından feragati geçersizdir. Feragate ilişkin beyanı, küçüğün ergin olacağı tarihe kadar sürecek olan nafakayı kapsamaz. İştirak nafakası her an doğup işleyen haklardandır.
O halde, mahkemece; tarafların ekonomik ve sosyal durumları ile küçüğün ihtiyaçları nazara alınıp, uygun bir nafaka takdir edilmesi gerekirken, aksi yazılı düşüncelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.