MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde muarazanın giderilmesi ve 1.000,00 TL kira farkının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.06.2008 tarihinde imzalan 5 yıl süreli kira sözleşmesi ile 10,11 ve 12 nolu taşınmazların aylık 22.950,00 TL bedelle müvekkili ve kardeşleri tarafından davalı şirkete kiraya verildiğini; sözleşmenin imzalanmasından sonra hisse değişimleri neticesinde davalının da taşınmazlarda hisse sahibi olduğunu, son duruma göre kiranın piyasadaki emsal rayiçlerine göre mi, metrekare hesabına göre mi dağıtılacağı hususunda taraflar arasında anlaşmazlık bulunduğunu belirterek; taraflar arasında oluşan muarazanın giderilmesini, 22.950,00 TL olan kira bedelinin 10,11 ve 12 nolu bağımsız bölümler için ayrı ayrı ne kadar olduğu ile davacının hissesine düşen kira bedelinin tesbitini; 1.000,00 TL kira alacağı farkının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü cihetine gidilmiş, aylık kira bedelinin dava tarihi itibariyle 22.950,00 TL olduğu, kira bedellerinin taşınmazdaki pay oranları dikkate alınarak dağıtılması gerektiğinin tespitiyle, 1.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar vermiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.Kural olarak tarafların herhangi bir süreye bağlı olmaksızın bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunma hakları vardır. Yasakoyucu sadece noksan ve müphem olan hususlar hakkında bilgi almak üzere tarafların bir hafta zarfında istemde bulunmalarını kabul etmiş, bunun dışında bilirkişi görüşüne karşı çıkılmasını engellememiştir. Bundan başka hakim dahi gerçeğin ortaya çıkması için bilirkişi görüşüyle bağlı olmayıp yeniden inceleme yaptırmak yetkisine sahiptir.
Somut olayda, taraflar 04.07.2011 tarihli bilirkişi kurulunun raporunu kabul etmediklerini bildirmişlerdir. Böyle bir rapor hükme esas olamayacağından yeniden teşkil edilecek bilirkişi kuruluyla inceleme yaptırılması, alınacak raporun mahkemece denetlenip cümle kanıtlar birlikte takdir edilerek sonuca gidilmesi gerekirken, yetersiz raporla hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup; bu husus bozmayı gerektirmiştir. O halde yapılması gereken iş, yeniden oluşturulacak uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli tarafların itirazlarını cevaplandıran rapor almak olmalıdır. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi
Full & Egal Universal Law Academy