MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde kira parasının 1.9.2011 gününden başlayarak aylık net 2000 TL olarak tesbiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili, “... /... , ... mah. ... Sitesi ... sokak 2/B nolu işyerinin” 01/09/2000 başlangıç tarihli sözleşme ile davalıya kiralandığını, en son ödenen kiranın aylık net 915 TL olduğunu, bölgedeki emlak fiyatlarının aşırı derecede yükselmesi nedeniyle kira bedelinin düşük kaldığını belirterek 01/09/2011 tarihinden itibaren aylık net 2.000 TL olarak tesbite karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, aylık kirayı 315 TL olarak ödediğini, nitelikleri itibarıyla istenilen kiranın çok yüksek olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile hak ve nesafete göre aylık kiranın brüt 675 TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Taraflar arasında imzalanmış 01/09/2000 başlangıç tarihli, 2 yıl süreli, aylık 210 TL bedelli, DİE toptan eşya artışına göre her yıl TEFE oranında artış şartlı kira sözleşmesi vardır.Taraflar arasında düzenlenen ek sözleşmede 01.09.2003 tarihinden itibaren 12 ay için aylık kiranın net 450.000.000 lira olduğu kararlaştırılmıştır.
Davacı vekili son ödenen kira bedelinin aylık 915 TL olduğunu ileri sürmüş. Davalı vekili ise aylık kiranın net 315 TL olduğunu savunmuştur.Bilirkişi raporunda. İlk kira sözleşmesindeki bedele % 65 ile sınırlı endeks uygulandığında dava konusu dönemde aylık kira bedelinin 1.258.47 TL olacağını, boş olarak yeniden kiraya verilmesi halinde aylık 1.600,00 TL kira getireceğini belirtmiştir.Ancak, davalı vekilinin itirazı üzerine alınan ek raporda, son ödenen kira 315 TL esas alınırsa kiralananın aylık 750 TL kiraya verilebileceğini belirtmiş, mahkeme bu ek raporu esas alarak hüküm kurmuştur.
İlk bilirkişi raporlarındaki veriler ve taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesi ile ek sözleşme gözönüne alındığında hüküm altına alınan kira parasının hak ve nesafet ilkesine uygun olmayacak şekilde düşük olduğu anlaşılmaktadır.Bilirkişinin verdiği raporlar arasındaki açık fark dikkate alınarak, re’sen bulunacak emsal kira sözleşmeleri dosyaya konulmak suretiyle, yeniden oluşturulacak bilirkişi heyetinden dava konusu kiralanan ile emsallerin benzer ve ayrık özellikleri karşılaştırılmak suretiyle rapor düzenlemeleri istenerek, sonucuna göre karar vermek gerekirken, sözleşmedeki bedele endeks uygulandığında bulunan paranın gerisinde kalan bir miktara hükmedilmesi doğru değildir.
O halde mahkemece raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek üzere oluşturulacak bilirkişi heyeti raporu esas alınarak hak ve nesafete uygun bir kira parası tesbit edilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 28.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy