MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde araç mülkiyetinin tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığı cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili, davacıya ait aracın davalı tarafa 20.11.1995 yılında noter resmi satış sözleşmesi ile satılmasına rağmen ... Vergi Dairesi Başkanlığı tarafından 2010 yılında davacı adına söz konusu araca ait vergi borcu tebliğ edilip ödeme talebinde bulunulunduğunu, bu durumun aracın trafik tescilinin halen davacı adına devam etmesinden kaynaklandığını belirterek söz konusu aracın maliki olmadığının tespiti ile noterlikçe düzenlenen 20.11.1995 tarihli resmi satış sözleşmesinden sonra meydana gelen dava konusu araca ilişkin her türlü borcun davacıya ait olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece, dava konusu aracın 02.11.2010 tarihi itibariyle davalı adına trafik tescil kaydının yapıldığı anlaşılmakla konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Davada davacı tarafından, araç mülkiyetinin tespiti ile dava konusu araca ilişkin her türlü borcun davacıya ait olmadığının tespitine karar verilmesi talep edilmiş olmasına ve davacı tarafa, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından gönderilen yazıda, yaptıkları araştırmalara göre M.Taşıt V.Vergi türlerinden borçlu bulunduğunun bildirilerek ödeme talep edilmiş olmasına göre, dava dilekçesinde belirtildiği şekilde söz konusu ... plaka sayılı araca ilişkin tahakkuk ettirilen vergi borçlarından dolayı davacının borcu bulunup bulunmadığı yönünde araştıma yapılması, davacının talebi doğrultusunda dava değerinin tespit edilip buna göre eksik harcın ikmali ile mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken sadece aracın mülkiyetinin tespiti çerçevesinde uyuşmazlığın çözüm yoluna gidilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 08.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.