MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, boşandıktan sonra davalının işe girerek gelir elde ettiği ve babasından taşınmazlar kaldığı nedenleri ile yoksulluğunun ortadan kalktığı ileri sürülerek en son ödenen 365,00 TL yoksulluk nafakasının kaldırılması istenilmiş; mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.TMK'nun 176/3.maddesine göre; irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın yoksulluğun ortadan kalkması halinde mahkeme kararıyla kaldırılması mümkündür.Yine, tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın artırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.Somut olayda, tarafların 21.05.2003 tarihinde kesinleşen karar ile boşandıkları, davalı kadının boşanmadan sonra asgari ücretle çalıştığı ve gelir elde ettiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Yine, davalıya babasından taşınmazlar intikal ettiği ve hissesini satarak devir ettiği de sabittir. Ancak, mahkemece, davacıya intikal eden hisselerin karşılığı satıştan elde ettiği değer saptanmamıştır.Yine, hükmün gerekçe kısmında davalının TOKİ'den ev aldığı belirtilmiş ise de buna yönelik bir bilgi ve belgeye dosya içerisinde rastlanılamamıştır.Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 388. maddesi hükmüne göre kararlar arasında çelişki bulunmaması gerekmektedır.Aynı Kanunun 389. maddesi hükmüne göre ise, tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkça gösterilen tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara daha sonra yazılan gerekçeli kararın uygun olması zorunludur. (HMK.mad.297) Yerleşik Yargıtay'ın uygulamalarına göre asgari ücretin yoksulluğu ortadan kaldırmadığı ilke olarak kabul edilmiştir (HGK'nun 1.5.2002 gün 2-397 E-339 K. Sayılı kararında olduğu gibi).Açıklanan nedenlerle davalının asgari ücretle çalışsa bile yoksulluğun ortadan kalkmayacağı, bu durumun sadece nafaka miktarının tayininde rol oynayacağı anlaşılmakla babasından intikal eden değerler incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yoksulluk nafakasının tümüyle kaldırılması yönünde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 02.07.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy