MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava ve ıslah dilekçesinde 169.500 TL için borçlu olmadığının tespiti ile ödenen miktarların istirdadı ve ödeme tarihlerinden avans faizi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davacı tarafın menfi tespit talebi konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına; davacı tarafın ıslah talebi de nazara alınarak iade edilen çek bedellerinin ödeme tarihinden geri verilme tarihine kadar geçen süreleri için avans faizinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davalı vek.Av.... geldi. Aleyhine temyiz olunan davacı ve vekili gelmedi. Gelen davalı vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için saat 14:00'e bırakılması uygun görüldüğünden, belli gün ve saatte dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili dilekçesi ile; ... Belediyesi sınırları içinde bulunan davacı şirkete ait otelin, yeşil alanı kullandığından bahisle, davalı ... tarafından alınan kararla (27.437 m²'lik kamu alanı için) 169.570 TL kira bedeli tahakkuk ettirildiğini; davacı müvekkilinin talebin yasal olduğu zannıyla ve nakit ödeme mümkün olmadığı için 5 adet çek düzenleyerek verdiğini; ancak, davalı belediyenin talep hakkının yasal olmadığının idare mahkemesi kararı ile anlaşıldığından, müvekkili şirket tarafından verilen çeklerin iadesi talebinde bulunduklarını; davalının çekleri iade etmediğini ve iki adet çeki tahsil ettiğini, bu nedenle verilen tüm çekler nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine ve 38.570 TL'nin ödeme tarihi olan 26.02.2008 tarihinden, 32.500 TL'nin 26.03.2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 01.02.2011 tarihli ıslah dilekçesinde ise; davalının tahsil ettiği 4 adet çek tutarı olan 137.070 TL'nin 08.07.2009 tarihinde banka aracılığıyla müvekkili şirkete iade edildiğini; 26.06.2008 tarihli çekin ise tahsil edilmeyerek iade edildiğini; ancak, faiz taleplerinin karşılanmadığını, bu nedenle çeklerin davalı ... tarafından tahsil edildiği tarihten, asıl alacağın iade edildiği 08.07.2009 tarihine kadar geçen süre için avans faizinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ..., usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen, davaya cevap vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır.Mahkemece; “Tahsil edilen ve daha sonra iade edilen çeklerin tahsilat tarihinden iade tarihine kadar olan dönem için davacı taraf faiz istemekte haklıdır. Tahsil edilmeden iade edilen 26.06.2008 tarihli çek yönünden ise, her ne kadar çek tahsil edilmese dahi çek tıpkı nakit para gibi bir ödeme vasıtası olduğundan bu çek yönünden de çekin keşide tarihinden iade tarihine kadar olan dönem için davacı taraf lehine avans faizine hükmetmek gerekmiştir. Gerekçesiyle” davacı tarafın menfi tespit talebi konusuz kaldığından bu hususta herhangi bir hüküm verilmesine yer olmadığına; davacı tarafın ıslah dilekçesi de nazara alınarak, davalının tahsil ettiği çeklerin tahsil tarihlerinden, asıl alacağın iade edildiği 08.07.2009 tarihine kadar geçen dönem için belirtilen miktarın avans faizinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, taraflar arasındaki uyuşmazlık; davalı tarafından ecrimisil bedeli olarak tahsil edilen çek bedellerinin, iadesi nedeniyle; temerrüt (gecikme) faizi istenip istenemeyeceği, faizin hangi tarihten geçerli olacağı noktasındadır.“...Temerrüt faizi, borçlunun para borcunu zamanında ödememesi ve temerrüde düşmesi üzerine, yasa gereği olarak kendiliğinden, temerrüdü takip eden günden itibaren başlayan ve temerrüt devam ettikçe varlığını sürdüren, hüküm altına alınabilmesi için alacaklının açık bir talebinin varlığı zorunlu olan bir karşılıktır...” (HGK. 26.05.2004, 2004/2-318-310).
Bu hususta, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 101.maddesinde “Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla, mütemerrit olur.” hükmü getirilmiş, 6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 117.maddesinde ise bu hüküm “Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer.” şeklinde düzenlenmiştir. Temerrüt, ya bir ihtar ile ya da dava açılması vs. suretiyle gerçekleşir. Alacaklı (davacı), dava tarihinden evvel tahsil edilen çek bedellerinin iadesi hususunda davalı borçluyu temerrüde düşürecek bir ihtarda bulunmamıştır. O halde, dava tarihinden önce davalının tahsil ettiği iki adet çekten dolayı temerrüt olgusu dava tarihi itibariyle gerçekleşmiştir. Mahkemece, bu husus gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Bundan ayrı, ıslah dilekçesinde; Garanti Bankası ... Şubesi ... seri nolu 32.500,00 TL tutarındaki çek aslı iade edildiği için davanın konusu kalmadığından bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi talep edilmiş, faiz talebinde bulunulmamıştır. Mahkemece, hüküm kısmında bu hususta bir karar oluşturulmamış ise de; gerekçe kısmında, “bu çek yönünden de çekin keşide tarihinden iade tarihine kadar olan dönem için davacı taraf lehine avans faizine hükmetmek gerekmiştir.” şeklinde açıklama yapılmış olması da usul ve yasaya aykırı olup, doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı taraf için duruşma tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre takdir edilen 900 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı tarafa verilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 30.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.