(1086 S. K. m. 74) (6100 S. K. m. 26)
Dava ve Karar: Dava dilekçesinde 10.000 TL(ıslah ile 61.177 TL) alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.
Davacı vekili dilekçesinde; tarafların ana-oğul olduklarını, davalı adına kayıtlı Gölcük İlçesi- İhsaniye Köyü 3625 Parsel sayılı taşınmaz üzerinde inşa edilen iki katlı taşınmazın birinci katının tüm masrafları müvekkili tarafından karşılandığı halde davalı adına kaydedildiğini ileri sürerek 10.000 TL(ıslah ile 61.177 TL) alacağın davalıdan tahsilini istemiştir
Davalı vekili cevabında; arsanın, babası tarafından müvekkiline verildiğini, binanın yapımında davacının katkısı bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; bu tür bir inşaatın yapımında yaklaşık 13 bin kalem malzeme kullanıldığı düşünüldüğünde kullanılan malzemelerin ve sarf edilen masrafların her birinin kim tarafından alındığının, yapıldığının tespiti mümkün olmadığı, ancak dosya kapsamından tarafların dairenin yapımını elbirliğiyle üstlendiği, ortaklaşa harcama yaptıkları, daha sonra uyuşmazlığa düştükleri, tarafsız tanık beyanları ve davalının kısmi kabulü doğrultusunda; davalı tanıklarının söyledikleri gibi davacının katkısının %5-10 ile sınırlı olmayıp, dosyaya sunulu belgelerden de anlaşıldığı gibi, o dönem 3 ayrı işte çalışan davacının ortalamanın üzerinde sayılabilecek kazancının büyük bölümünü dairenin inşaatına harcadığı, katkı oranının %40 dan az olmadığına kanaat getirildiği belirtilerek 25.000 TLnin davalıdan tahsiline hükmedilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmektedir.
Somut olayda; yargılama esnasında davacı taraf davalıya yemin teklifinde bulunmuş olup, davalı tarafça davalının katkısı 100 TL harcandıysa 3-4 TL olmuştur. şeklinde yemin edilmiştir.
Yemin son ve kesin delil olup, aksi aynı nitelikte delillerle ortadan kaldırılır. Buna göre, davalı tarafça yeminde kabul edilen %4 oranı esas alınmak suretiyle ve davacının harcadığı katkı oranı buna göre belirlenerek karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile ve varsayıma dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı olarak, HUMK. 74.maddesi (HMK. 26.md) gereğince hakim taleple bağlı olup, dava dilekçesinde faiz talep edilmediği halde, hükmedilen miktarın 10.000 TL sına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesine karar verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy