MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
HUMK.438.maddesi uyarınca davanın mahiyeti itibariyle duruşma istemi reddedildi.
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; tarafların 2004 yılında boşandıkları, mahkemece tasdik edilen protokol ve kurulan hüküm gereğince müşterek çocuğun velayetinin davacıya verildiğini, davalının boşanma ilamında yer alan mali yükümlülüklerini yerine getirmediğinden bu husustaki talep ve dava hakkını saklı tutarak, iştirak nafakasını ilgilendiren mali yükümlülükler yönünden dava tarihinden geçerli olacak şekilde aylık 3.500 TL iştirak nafakasının davalıdan tahsili ile hükmolunan nafakanın her yıl TEFE ve TÜFE oranında artışına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece, küçük ...için uygulanan aylık 500 TL tedbir nafakasının 1.350 TL'ye çıkartılmasına ilişkin verilen hüküm, Dairemizin 20.01.2011 tarihli kararı ile “...davacıya talebi açıklattırılarak, protokolde bu aşamada davalıya düşen yükümlülükleri somutlaştırılarak (likit hale getirilerek) belirlenmesini isteyip istemediği de sorularak sonucuna göre bir değerlendirme ve hükme varılması gerektiği” belirtilerek bozulmuştur.Dairemizin bozma ilamına uyularak mahkemece, 3.500 TL iştirak nafakasına hükmedilmiş olup, hükmü davalı vekili temyiz etmektedir.TMK 182/2 maddesinde, velayetin kullanılması kendisine verilmeyen eşin, çocuğun bakım ve eğitim giderlerine gücü oranında katılmak zorunda olduğu hükme bağlanmıştır.
Nafaka takdir edilirken tarafların mali ve sosyal durumları ile çocuğun ihtiyaçları gözönünde bulundurulmalıdır.Dosyada toplanan delillerden davalının ...A.Ş. de müdür olduğu, aylık 7000 TL geliri bulunduğu, mimar olan eşiyle birlikte annesine ait evde oturdukları, davacının ise; Yapı Kredi Oto Dış Hasar Müdürü olduğu, aylık 6.800 TL geliri bulunduğu, 1400 TL kira ödediği, 640 m2 arsası ve 1998 model otomobili bulunduğu anlaşılmaktadır.Tarafların mali ve sosyal durumları ile çocuğun ihtiyaçları dikkate alındığında takdir edilen iştirak nafakası hak ve nesafete uygun olmayacak şekilde yüksektir.Mahkemece, TMK'nun 4.maddesinde vurgulanan “hakkaniyet” ilkesi ölçüsünde nafakaya hükmedilmelidir.Bundan ayrı olarak nafakanın “TÜFE veya TEFE” oranında artışına hükmedilerek, HUMK 388 md. (HMK 297/2 md) aykırı olacak şekilde hüküm kurulması da doğru değildir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy