MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hak saklı tutularak 93.615,00 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkilinin, davalı ile birlikte müşterek oldukları dükkanı ...'e kiraya verdiklerini, sözleşme gereği kira bedellerinin davalının bankadaki hesabına yatırıldığını; ancak, davalı hesabına yatırılan paradan, davacının hissesine düşen kısmını ödemediğini iddia ederek; 93.615 TL alacağın ödeme tarihlerinden itibaren faiziye birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, cevap vermemiş, yargılama yokluğunda yapılmıştır.Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile; 93.158,00 TL kira bedelinin temerrüd tarihi olan 22.07.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.HUMK.nun 73.maddesine (HMK.27.maddesine) göre; "Kanunun gösterdiği istisnalar haricinde hakim her iki tarafı istima veyahut iddia ve müdafaalarını beyan etmeleri için kanuni şekillere tevfikan davet etmedikçe hükmünü veremez."Davalı vekili temyiz dilekçesinde, dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini iddia etmektedir. Dosyanın incelenmesinde, dava dilekçesinin davalıya TK.nun 21.maddesine göre tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.Kural olarak tebligat, tebliğ yapılacak şahısa bilinen son adresinde yapılır. Ancak, tebliği alacak kişinin müracaatının bulunması, kabulü koşuluyla her yerde yapılabilir (TK'nun m.10).
Kendisine tebligat yapılacak kimse veya muhatap namına kendisine tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbirisinin gösterilen adreste bulunmamaları veya tebellüğden imtina etmeleri durumunda yapılacak işlemler de aynı yasanın 21.maddesinde düzenlenmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanununun 3320 sayılı Kanununla değişik 21.maddesinde, "kendisine tebligat yapılacak kimse veya tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse (kaçınırsa), tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memuruna imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde, tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici ve kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih tebliğ tarihi sayılır" hükmüne yer verilmiş; Tebligat Tüzüğünün 28.maddesinin değişik 1.fıkrasında da, "muhatap veya muhatap adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbirisi gösterilen adreste bulunmazsa tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekilme halindede bu durumu yazarak imzalaması gerekir" denilmiştir.İşte, Tüzüğün anılan maddesinde yazılı şekilde ve maddede belirtilen kişilere sorularak imzaları da alınmak suretiyle muhatabın (ya da muhatap namına tebligatı alabilecek olanların) bu adreste bulunduğu tevsik edilmeden Tebligat Kanununun 21.maddesine göre yapılan tebliğ işlemi geçersizdir.
Hal böyle olunca, davalıya yukarıda değinilen ilkeler gözetilerek eksiksiz bir biçimde tebligat işleminin yapılması; kendisine savunma yapabilme olanağının tanınması ve sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, Tebligat Yasasının ve Tüzüğünün buyurucu hükümlerine uygun bir tebliğ yapılmaksızın yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetsizdir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy