MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde fazlaya dair hak saklı tutularak 4500 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Islah dilekçesi ile müddeabih 11.425 TL'ye çıkartılmıştır. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacılar vekili dilekçesinde; tarafların iştirak halinde malik oldukları (... İlçesi ... köyünde kain) taşınmazların, uzun yıllardır davalılar tarafından kullanıldığını, davacılara hisselerine düşenin verilmediğini iddia ederek; 2005-2009 yılları için, fazlaya ilişkin hak saklı tutularak, toplam 4500 TL ecrimisilin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Islah dilekçesi ile, müddeabih 11.425 TL'ye çıkartılmıştır.Davalılar, intifadan men edilmediklerini savunarak; davanın reddini istemişlerdir.Mahkemece; davalılar tarafından, davacıların taşınmazları kullanmalarına engel olunduğu hususunda bir kanaat oluşmadığı belirtilerek, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Kural olarak, müşterek ya da iştirak halinde mülkiyet durumunda, taşınmazı kullanan paydaştan ecrimisil talep edilebilmesi için, diğer paydaşların (davacıların) taşınmazdan yararlanma isteklerini karşı tarafa (davalıya) iletmiş olmaları gerekmektedir. Yararlanma isteğinin iletilmesi belli bir şekil şartına bağlı değildir. Her türlü delille ispatlanabilir. Bununla birlikte, bu kuralın bazı istisnaları da mevcuttur.Davacının, paylı taşınmazdan yararlanma isteğini bildirmesi ihtar çekmek suretiyle olabileceği gibi, taraflar arasında görülen ortak taşınmaz için açılan izale-i şüyu davası, el atmanın önlenmesi davası gibi davalar ile, davalı aleyhine daha önce açılmış ve fakat redle sonuçlanmış ecrimisil davalarının bulunması halinde; davalının taşınmazın tamamında hak iddia etmesi durumlarında da, intifadan men şartının gerçekleştiği kabul edilmektedir. Yargıtay'ın Yerleşmiş Uygulamaları bu doğrultudadır.Somut olayda, bu dava açılmadan önce, taraflar arasında açılmış, 07.11.2007 tarihli, ortaklığın giderilmesi davasının bulunduğu anlaşılmaktadır. O halde, yukarıda belirtilen ilke ve esaslar çerçevesinde; intifadan men koşulunun 07.11.2007 tarihinden sonraki dönemle ilgili gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Mahkemece, belirtilen tarihten itibaren intifadan men olgusunun varlığı kabul edilerek, ecrimisil hesabı yapılıp, belirlenecek miktarın hüküm altına alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,18.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy