MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 30.000,00 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın 26.230,00 TL için kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili; müvekkili ile davalının ... mah. ... cad. ... ...de kain zemin kat dükkan ile birinci kattaki 17 nolu bağımsız bölümün ortak sahibi olduklarını, davalının hissesinin 10/77, müvekkilinin hissesinin 67/77 olduğunu, davalının 2003 yılından beri iş yerine el koyduğunu, davalının haksız ve zora dayalı el koyması nedeni ile yoksun kaldığı alacağın davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili; dava konusu taşınmazın müvekkili ve davacı tarafından ayrı ayrı kiraya verildiğini ve kira bedellerinin hisse sahiplerine ödendiğini, kira bedelinin müvekkili tarafından alındığına dair resmi bir belge bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, bilirkişi raporu gibi 26,230,00 TL ecrimisil bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Kanunda aksi öngörülmedikçe kural olarak herkes iddiasını ispatla yükümlüdür (TMK.md.6). İleri sürdüğü bir vakıadan lehine haklar çıkaran kimse iddia ettiği olayları ispat etmelidir. Bu nedenle ispat külfeti öncelikle davalının haksız işgalini ileri süren davacıdadır.Ecrimisil kötü niyetli şagilin ödemekle sorumlu olduğu tazminat olup en azı kira geliri, en çoğu ise tam gelir yoksunluğudur.Ecrimisil davaları haksız fiil benzeri davalardan olmakla taraflarca hazırlama ilkesi uygulanır ve yemin dahil her türlü delille ispatlanabilir.Davacı iddiasını ispat için tanık bildirmiş ise de; Mahkemece tarafların muvafakatı bulunmadığından tanık dinletme talebi reddedilerek salt önceki döneme ait ecrimisil talebine dair dosya ve keşifte dinlenen bilirkişi raporu ile davanın kabulü cihetine gidilmiştir. 6100 sayılı Kanunun . (1086 sayılı Kanunun .) gereği mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.Kaldı ki, yerleşik Yargıtay uygulamasında ilke olarak kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde; taşınmazın dava konusu ilk dönemde; mevcut haliyle serbest koşullarda getirebileceği kira parası rayice göre belirlenir, diğer yıllar için ise ilk dönem için belirlenen miktara TÜİK’in yayınladığı ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak koşuluyla ecrimisil bedeli rayiç değerlere göre takdir edilmelidir.Bu şekilde düzenlenmemiş soyut bilirkişi raporunun hükme dayanak yapılması; raporun dayanağı olan somut ve bilimsel verilere uygun olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmiş olması isabetli görülmemiştir.Mahkemece yapılacak iş, taraf tanıkları dinlenerek davalının ecrimisil istenen dönemde dava konusu taşınmazı haksız işgalinin bulunup bulunmadığı saptanmalı ve konusunda uzman bilirkişiler kurulu ile emsal ve rayiç araştırması da yapılarak Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde hüküm kurmaktan ibarettir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,13.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy