MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 7500 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; mülkiyeti davalı belediyeye ait 126 pafta, 10395 parselde kayıtlı taşınmazın (arsanın) 25.09.1998 tarihinde 1939 TL'ye müvekkiline satıldığını, müvekkilinin de bu bedeli o gün ödediğini, tapununda müvekkiline devredildiğini, ancak davalı tarafından müvekkili aleyhine dava konusu yer ile ilgili olarak 2008 yılında tapu iptal ve tescil davası açıldığını, yargılama sonucunda davanın kabul edilerek, müvekkili adına olan tapunun iptali ile taşınmazın tekrar davalıya geçtiğini ileri sürerek sebepsiz zenginleşme kuralları gereği fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak müvekkilinin ödediği 1939 TL'nin paranın ödendiği 25.09.1998 tarihindeki Dolar karşılığı olarak şimdiki 7500 TL'nin tahsili talep ve dava edilmiştir.Mahkemece; davalı tarafından açılıp lehine sonuçlanan ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/140 E.-2009/288 K.sayılı, 25.06.2009 tarihli ilamı ile “Taraflar arasındaki arsa satışı özel şartnamesinin 9.maddesinde öngörülen şekilde ihale tarihinden itibaren 6 ay içerisinde sanayi alanında inşaata başlamayan davalı (eldeki davanın davacısı) nın sözleşme hükmünü yerine getirmediğinin tesbit olunduğunu, sözleşmeye göre altı ay içerisinde inşaata başlanmaması nedeniyle davalının kusurlu bulunduğu gerekçesiyle tapu iptal-tescil davasının kabulüne karar verildiğini ve Yargıtay 1.Hukuk Dairesince ilamın onandığı ve kesinleştiğini, bu durum karşısında, Borçlar Kanunu 61 ve 64.maddelerine göre sebepsiz olarak başkasının zararına mal iktisap eden kişi onu iadeye mecbur olsa da, kötü niyetli veya kusurlu kişinin zaruri veya faydalı masraflardan başka bir güna tazminat talebine hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki delillerden; dava konusu taşınmaz 25.09.1988 tarihinde ihale ile davacıya satılmış, 25.09.1988'de satış bedeli 1929,03 TL belediyeye ödenmiş, aynı gün tapunun intikali davacı adına yapılmış, davalı ... tarafından açılan ve sonuçlanan yukarıda bahsi geçen mahkeme ilamı gereği taşınmaz tapusu 05.07.2010 tarihinde tekrar davalı belediyeye geçmiştir.Somut olayda; davacı, daha önce parasını ödeyerek aldığı arsanın mülkiyetinin daha sonra tekrar belediyeye geçmesi nedeniyle elinden çıkmasından dolayı ödemiş olduğu bedelin denkleştirici adalet ilkesi ve sebepsiz zenginleşme kuralı gereği davalıdan tahsilini istemiştir.Davada, masraf istemi yoktur. Dava konusu taşınmaz tekrar belediyeye intikal ettiğine göre belediye, BK.61 ve devamı maddelerine göre sebepsiz zenginleşmiş olup, bedelini iade ile mükelleftir. Davacının kusurlu olup olmaması, bu iadeye engel değildir. Çünkü taşınmaz tekrar belediyenin mamelekine dahil olmuştur.
Mahkemece, denkleştici adalet ilkeleri gereği davacının ödemiş olduğu bedelin, ödeme tarihinden dava tarihine kadar ulaştığı miktar tespit edilip, bu miktarın hüküm altına alınması gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 19.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy