MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde hükmün tavzihen düzeltilmesine karar verilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davada, hükmün tavzihen düzeltilmesine karar verilmesi istenilmiş, mahkemece tavzih talebinin kabulü ile yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden hükmün düzeltilmesine karar verilmiştir.Bir hükmün müphem olması veya birbirine çelişik fıkraları ihtiva etmesi halinde, hükümdeki gerçek anlamın meydana çıkarılması için başvurulan yola hükmün tavzihi denir. Hakim hükmünü verdikten sonra, o davadan elini çeker, hüküm temyiz edilip bozulmadıkça, o davaya yeniden bakamaz.Hükmün tavzihi bunun bir istisnası değildir. Çünkü; hakim hükmü tavzih etmekle, hükmün gerçek anlamını ortaya koymakta ve böylece hükmün başka türlü anlaşılmasını ve değişmesini önlemektedir.6100 sayılı HMK.nun 305 (1086 sayılı HUMK.’nun 455.maddesine) göre müphem ve açık olmayan birbirine aykırı fıkralar içeren hükümlerin tavzihi istenebilir. Yargılamanın iadesine karar verilmedikçe veya hüküm temyiz edilip bozulmadıkça, verilen hüküm artık hiçbir surette değiştirilemez.Ancak, somut olayda, yerel mahkemece vekalet ücretine ve yargılama giderlerine ilişkin hüküm fıkrası tavzih yolu ile değiştirilmiş olup, bu husus açıkça yasaya aykırılık teşkil etmektedir.Hükümlerin tavzihi HUMK.'nun 455 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup, 455.maddeye göre "Hüküm müphem ve gayrivazıh olur veya mütenakız fıkraları ihtiva ederse icrasına kadar her iki taraftan biri iphamın tavzihini ve tenakuzun ref'ini isteyebilir” 459.maddeye göre ise “İki tarafın isim ve sıfat ve neticei iddialarına müteallik hataları ve esas hükümdeki hesap hataları kendilerinin istimaından sonra mahkeme tarafından tashih olunur. Tashih olunan cihet hüküm üzerine yazılır." Tavzih yoluyla hüküm değiştirilemeyeceği gibi, düzeltmeye konu hususlar HUMK.'nun 459.maddesinde açıklananlardan olmadığından, usul ve yasaya aykırı olan tavzih kararının bozulması gerekmiştir. (HGK. 25.06.2008 gün ve 2008/11- 448 Esas - 454 Karar) Bilindiği üzere, açıklama (tavzih), bir hükmün anlaşılamayacak biçimde (müphem) bulunması veya açıklıkla anlaşılmaz (gayri vazıh) ve çelişik (mütenakız) fıkraları taşıması durumunda, hükümdeki gerçek anlamın meydana çıkarılması amacıyla başvurulan yasal bir yoldur. Açıklama (tavzih) yoluyla, verilen hüküm sınırlandırılamaz, genişletilemez ve diğeştirilemez (HUMK.m.455). (HGK. 19.02.2009 gün ve 2003/12-90 Esas- 92 Karar)
Bu nedenle davalının tavzih kararına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile tavzih kararının bozulması gerekmiştir.Bu itibarla mahkemece yukarıdaki ilkeler gözetilerek, davada tavzihin mümkün olamayacağı, tavzih konusu itirazların ancak temyiz üzerine Yargıtay tarafından düzeltilebileceği dikkate alınarak davacının tavzih talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy