MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 4.500,00 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü- kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ile dava dışı ...'in birlikte malik olduğu ... plakalı aracı davalıya 3.800,00 TL bedel ödemek suretiyle haricen satın aldığını, aracın tesliminden sonra araca 700,00 TL'lik masraf yaptığını, aracın tescil işlemlerinin tamamlanamadığını, aracın müvekkilinin uhdesinde bulunmasına rağmen ruhsatının davalıda bulunduğunu, aracın satım bedeli olan 3.800,00 TL'nin aracın satım tarihi olan 20.11.2006 tarihinden, araca yapılan 700,00 TL masrafın ise 11.06.2007 tarihinden işleyecek faiziyle davalı taraftan tahsilini istemiştir.Davalı cevabında; davaya konu aracı yurdışına giderken emanet olarak davacıya bıraktığını, daha sonra aracı satmaya karar verdiğini ancak aracın satım bedeli olan 3.800,00 TL'nin kendisine ödenmediğini, aracın mülkiyetinin kendisiyle birlikte dava dışı kızına ait olması nedeniyle satım sözleşmesinin geçersiz olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, aracın harici satım sözleşmesiyle teslim edilmesi nedeniyle satım bedelinin de aynı anda alındığının kabulünün gerektiği, aksini iddia eden davalının iddiasını ispatlayamadığı, davacının araca yaptığını iddia ettiği masrafları belgeleyemediği gerekçeleriyle davacının ödediği 3.800,00 TL satım bedelinin ödenmesi için davalıya gönderdiği ihtarnamenin tebliğ tarihinden sonra 3 günün sonu olan 14.09.2009 tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsili yönünde hüküm tesisi cihetine gidilmiş; mahkeme hükmü davalı tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delilerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak trafik siciline kayıtlı araçların mülkiyetinin devrini öngören her türlü sözleşmelerin geçerliliği 2918 sayılı kanunun 20/d maddesi uyarınca resmi şekilde yapılmalarına bağlıdır. Burada sözü edilen resmi şekil, sözleşmenin noterde re'sen düzenleme şeklinde yapılmasıdır. Bu şekil şartı geçerlilik şartı olup, bu şekle uygun yapılmayan sözleşmeler baştan itibaren geçersizdir. Geçersiz sözleşmeler ise taraflar için hak ve borç doğurmazlar. Taraflar sadece ve ancak birbirlerine verdiklerini sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olarak geri isteyebilirler. (HGK, 2003/4- 676 E. ve 2003/639 K.sayılı kararında açıklandığı gibi)
Taraflar arasındaki sözleşmenin geçersizliği karşısında davacının araç bedeli olarak ödediği 3.800,00 TL’yi geri alabilmesi için aracı karşı tarafa teslim etmesi gerekecektir.
Öyle ise mahkemece, yukarıdaki ilke ve esaslar gözetilerek tüm dosya münderecatından da aracın davacı da olduğu anlaşıldığından, aracın davacı tarafından karşı tarafa teslim edilmesi karşılığında, ödediği paranın davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,12/03/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.