MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2.905,88 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın konusu kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; müvekkili idarenin fındık alımı için üretimin yoğun olduğu bölgelerden olan ...’da geçici olarak alım merkezi oluşturduğunu, 07.12.2006 tarihinde bu merkeze gelen davalının fındık ürününü tartılmasından sonra satıp teslim ettiğini, ancak ürününün eksik tartıldığının iddia edilmesi üzerine görevli personelce bağlı bulunulan şube müdürlüğünden verilecek talimat beklenilmeden 10.12.2006 tarihinde 790 kg miktarlı ürün teslim fişi tanzim edilerek davalıya verildiğini, fiilen teslim edilmeyen bu ürün nedeniyle müvekkili idarece 2.905,58 TL ödeme yapılan davalının haksız kazanç sağladığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 2.905,58 TL nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili; müvekkilinin ürününü tartarak davacı idareye ait alım merkezine götürdüğünü, ancak burada yapılan tartım işleminde ürünün eksik tartıldığını, aynı gün kantarın hatalı olarak tartım yaptığını belirleyen görevli personelin bu nedenle müvekkiline eksik tartılan ürünü için teslim fişi düzenleyerek verdiğini, diğer taraftan teslim alınan fındıkların sevk edildiği depolarda davacı idarece yapılan yeniden tartım işlemi sonucunda 2 ton fındığın fazladan teslim alındığının tespit edildiğini savunarak; davanın reddini dilemiştir.Mahkemece; davacı kurumun alacağını 11.11.2008 tarihli mahsup işlemi ile tahsil ettiği gerekçe gösterilerek konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı idarenin, davaya konu asıl alacak ile birlikte yargılama giderleri (ve vekâlet ücreti de dâhil olmak üzere) toplamı olan 3.878,11 TL yi, davalının başka bir satış işlemi nedeniyle idare nezdinde bulunan alacağından (tek taraflı olarak) 11.11.2008 tarihinde mahsup ettiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, dava sırasında davaya konu edilen alacak davacıya ödenirse, dava konusuz kalır. Buna göre, ödemenin davalı tarafından (iradi olarak) yapılmış olması gerekir.
Somut olayda ise; davalı tarafından, davaya konu alacak nedeniyle yapılan iradi bir ödeme bulunmamaktadır. Bu nedenle, davacı idarenin, davalının rızası hilafına gerçekleştirdiği mahsup işlemine yanılgılı anlam yüklenerek davanın esası hakkında yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.Buna göre mahkemece yapılacak iş; tarafların delillerini usulünce toplayarak değerlendirmek ve sonucuna göre karar vermek olmalıdır.
Kabule göre de; davacı idarenin gerçekleştirdiği mahsup işlemi ile yargılama giderlerini de tahsil etmiş olduğu göz ardı edilerek, mükerrer tahsilâta neden olacak şekilde yeniden yargılama giderlerine (ve bu arada vekâlet ücretine) hükmolunması da usul ve yasaya aykırı olup hatanın varlığına işaret edinilmekle yetinilmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy