MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 5945,00 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı ... dilekçesi ile; müvekkilinin, dava konusu lokalin önceki işleteni olduğunu, dönemiyle ilgili elektrik borcunu ödediği halde, kendinden sonra lokali işletenlerin elektrik borcundan dolayı aleyhinde icra takibi yapıldığını ve dosyaya 5959 TL ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek; bu bedelin, davalılardan kullandıkları dönemden sorumlu olarak tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ..., iddianın gerçek olmadığını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece; "...davacının faaliyette bulunduğu dönemle ilgili 791,15 TL borcu olduğu, davacı tarafın kendi dönemine ait olmayan kısım için 4570,57 TL ödeme yaptığı, oluşan uygun karar vermeye ve Yargıtay denetimine elverişli 06/09/2011 tarihli bilirkişi raporu ile sabit olmakla mahkememizdeki vicdani kanıyı yansıtan aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. Gerekçesiyle" davanın kısmen kabulü ile 4570,57 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı ... tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, hükme esas alınan bilirkişi raporunda; davalıların her birinin kendi dönemi ile ilgili sorumlu olduğu güncel borç miktarları belirlenip tablo halinde gösterilmiştir. Davacının dava dilekçesindeki talebi de; davalıların kullandıkları dönemle ilgili sorumlu tutulmalarıdır. O halde, mahkemece; her bir davalının, davacının ödediği paradan ne kadarından sorumlu olduğu tespit edilip, oluşacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy