MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 8.000,00 TL (ıslahen 80.925,00 TL) alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü, birleşen davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı - (birleşen dosyanın davacısı) vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:Davacı dava dilekçesinde; davalı babasının, maliki olduğu dava konusu taşınmazı, boş tarla olarak sözlü ortaklık sözleşmesine istinaden 1996 yılında kendisine teslim ettiğini, geçen süre içinde taşınmaza elektrik tesisi kurduğunu, sulama teşkilatı yaptığını, şeftali fidanları dikerek boş tarlayı şeftalilik haline getirdiğini ancak davalının taşınmazı 2010 yılında dava dışı 3. kişiye sattığını, yeni malikin dava tarihi itibariyle taşınmazı terk etmesini henüz istemediğini ancak taşınmazın yeni malike teslimi halinde sözlü ortaklık sözleşmesinin süresinin son bulmadığı göz önünde bulundurularak; taşınmaz üzerinde yaptığı faydalı giderlerin parasal değerlerinin, diktiği ve dava tarihi itibariyle 15 yaşında olan şeftali ağaçlarına yaptığı harcamaların parasal değerlerinin, sözlü ortaklık sözleşmesinin süresinden önce sona erdirilmesinden dolayı doğan zararının tazmini için 8.000,00 TL'nin, ıslahen 80.925,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yapıldığı iddia edilen işlere ilişkin taleplerin zamanaşımına uğradığını, tarladaki ağaçların dikimi ve bakımının müvekkili tarafından yapıldığını, taraflar arasında kira ilişkisinin bulunmadığını, müvekkilinin taşınmazı çocuklarının kendisine yardımcı olmamaları nedeniyle satmak zorunda kaldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı vekili birleşen dosyanın dava dilekçesinde ise; dava konusu tarlanın 1996 tarihinden itibaren davalı tarafından işlettiğini, davacının bu tarladan elde ettiği ürünleri sattığını, elde edilen gelirden müvekkiline düşen payı ödemediğini belirterek; 1996 yılından taşınmazın 3. kişiye satıldığı 01.06.2010 tarihine kadar müvekkiline ödenmesi gereken ürün bedelinin ya da kira parasının tespiti ile davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 09.01.2012 tarihli dilekçe ile yalnızca tespit talep ettiklerini şimdilik ayrıca tahsil taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Mahkemece; asıl davanın kısmen kabulü cihetine gidilerek; 3.500,00 TL araziye elektrik getirilmesi bedeli, 12.925,00 TL su kuyusu ile tesisatı bedeli, 52.000,00TL şeftali ağaçlarının bedeli olmak üzere toplam 68.425,00 TL'nin davalıdan tahsiline; hukuki yarar yokluğundan birleşen davanın reddine karar verilmiştir.Dava; davalı tarafından davacıya sözlü ortaklık sözleşmesi gereğince teslim edilen tarlaya, davacı tarafından yapılan faydalı masrafların; tarlanın dava dışı 3. kişiye sözlü ortaklık sözleşmesinin süresi sona ermeden satılması nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince davalıdan tazmini talebine ilişkindir. Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için, bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir.Somut olayda; taraflar arasındaki sözlü ortaklık sözleşmesi 14. yılında; davalının taşınmazı 3. kişiye satışı ile süresinden önce sona erdirilmiştir. Mahkemece; davacının taşınmaza yaptığı tüm imalatların bedellerinin davalıdan tahsili yönünde hüküm tesis edilmiştir. Bu durumda davacının alacağı hesap edilirken kalan 6 yıl göz önünde bulundurulmalıdır. Mahkemece, yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle tüm imalat bedellerinin dava tarihindeki değerine göre hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy