MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 30.000,00 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava; iştirak halinde malikler arası ecrimisil talebine ilişkindir.Davada; kök muristen intikal eden taşınmazın bağ niteliğinde olup davalı tarafından kullanıldığı, bu yerden elde edilen gelirden diğer hissedarlara pay verilmediği ileri sürülerek dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık dönem için davacıların fazlaya ilişkin haklarının saklı tutularak 30.000.00 TL ecrimisile faizi ile birlikte hükmedilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili; murisin ölümünden başlayarak 18 yıldır dava konusu taşınmazı davalının kullandığını, davacıların taşınmazın davalı tarafından kullanılmasına muvafakat ettiklerini ileri sürerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, murisin ölümünden sonra dava konusu taşınmazı davalının kullandığı, tarafların annesinin bakım ve geçiminin davalı tarafından dava konusu taşınmazdan elde edilen gelirle karşılandığı ve bundan davacıların haberdar olduğu, buna ilişkin rızalarının olduğunun tanık beyanı ile sabit olduğu, tarafların annesinin beyanınında bu durumu doğruladığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.Ecrimisile konu edilen taşınmazda taraflar paydaştır.Paydaşlar kural olarak intifadan men edilmedikçe birbirinden ecrimisil isteyemezler.
Ecrimisil istenilen taşınmazın doğal (bağ-bahçe gibi doğal ürün veren) ya da hukuki semere (kira geliri gibi) getiren yerlerden olması halinde intifadan men şartının aranmasına gerek yoktur.
Somut olayda; dava konusu taşınmazın bağ olması nedeniyle intifadan men koşulunun aranmayacağı kabul edilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya uygun bulunmamış, bu durum bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 10.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy