MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dilekçesinde; davalı ile boşandıklarını, davalı yararına 250 TL yoksulluk nafakası ödenmesine karar verildiğini, ancak davalının çalıştığını, düzenli gelir sahibi olduğunu, kendi gelirinin azaldığını belirterek yoksulluk nafakasının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili; davalının geçici olarak çalışmaya başladığını, kızına bakabilmek için işten ayrılmak zorunda kaldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece davalının elde ettiği 650 TL gelirin davalıyı yoksulluktan kurtarmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, mahkeme kararı davacı tarafından temyiz edilmiştir.Türk Medeni Kanununun 176/3.maddesine göre yoksulluk nafakası, nafaka alacaklısının yoksulluğunun kalkması halinde mahkeme kararı ile kaldırılır.Hemen belirtmek gerekir ki; Hukuk Genel Kurulu'nun yerleşik kararlarında "asgari ücretle çalışılmakta bulunulması" yoksulluk nafakası bağlanmasını imkansız kılan bir olgu olarak kabul edilmediği gibi yoksulluğu ortadan kaldıracak bir gelir seviyesi olarak da kabul edilmemektedir. (HGK 07.10.1998 tarih ve 1998/2 – 656 E.- 688 K.; HGK. 28.02.2007 tarih ve 2007/3-84 E.-95 K. sayılı kararları) Dava dosyasında yeralan delillere göre; davacının öğretmen olduğu, 2011 yılı Mayıs ayı bordrosundan gelirinin 1.837 TL olduğunun anlaşıldığı, 550 TL kira ödediği, eski eşine 250 TL yoksulluk; çocuğu ...'ya 200 TL iştirak nafakası ödemesine karar verildiği; davalı hakkında yapılan ekonomik sosyal durum araştırmasından; özel sektörde çalıştığı, 650 TL maaş aldığı, babasının evinde kaldığı, kira ödemediği; dosyaya sunulan sigortalı hizmet dökümünden davalının 2011 yılının ilk 4 ayında aylık 1.034 TL kazanç elde ettiği, temyiz dilekçesinin eki olan 10.09.2012 tarihli dilekçe ekindeki sigortalı hizmet dökümü belgesinden davalının 2012 yılının ilk 6 ayında aylık 886,50 TL kazanç elde ettiği, davalı vekilinin 01.11.2011 havale tarihli dilekçesinden davalının 225 TL kira ödediğinin, halen herhangi bir işte çalışmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.Mahkemece davalının davanın açıldığı tarih itibari ile bir işte çalışıp çalışmadığının, çalışıyor ise aylık ne kadar kazanç elde ettiğinin, bu işin sürekli bir iş olup olmadığının, işten ayrılmış ise kendi isteği ile mi işten ayrıldığının, işvereni tarafından mı işten çıkarıldığının, babasının evinde mi yoksa kirada mı oturduğunun, ayrıntılı olarak gelir ve giderlerinin miktarının özenle araştırılarak varılan sonuca göre karar verilmesi gerekir iken yukarıda anılan çelişkiler giderilmeden eksik araştırma ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy