MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 6.600 TL ecrimisilin yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının boşandığı eski eşi davalı ile davacının 1/2 hisseli maliki bulundukları taşınmazın davalı tarafından ikamet etmek suretiyle kullanıldığını, açılan ortaklığın giderilmesi davasında taşınmazın satılarak ortaklığının giderilmesine karar verilmesine rağmen davalının halen taşınmazı haksız olarak kullanmaya devam ettiğini belirterek boşanma davasının açıldığı 15.07.2004 tarihinden itibaren toplam 6.600 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı; intifadan men şartının gerçekleşmediği, boşanma tarihinden itibaren müşterek çocukları ile birlikte taşınmazı kullanmasına davacının rızası bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Mahkemece verilen kararın; "intifadan men koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun araştırılması gerektiğinden bahisle dairemizce bozulması üzerine, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama neticesinde; intifadan men koşulunun ispatlanması için davacı tarafından teklif edilen yeminden davalının kaçınmış olması nedeniyle davacının intifadan men koşulunu gerçekleştirmiş olduğu kanaatine varılarak dava konusu taşınmazın kullanıldığı 15.07.2004-11.09.2008 tarihleri arasındaki 6.182,50 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak ecrimisil, malik olmayan kötü niyetli işgalcinin, zilyet olmayan malike ödemekle sorumlu olduğu bir tazminattır. TMK'nun 995.maddesinde ve 08.03.1950 gün ve 22/4 sayılı YİB kararında da kabul edildiği gibi, başkasına ait şeyi haksız olarak kullanmış olan ve bu kullanımı iyi niyete dayanmayan kimse o şeyi elinde tutmuş olmasından doğan zararları tazmin ile yükümlüdür.
Somut olayda, mülkiyeti 1/2 hisseli olarak taraflara ait olan taşınmazın, taraflar arasında açılmış boşanma davası olmasına rağmen davalı kadın tarafından haksız olarak kullanılması nedeniyle, boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren ecrimisil istenilmektedir. Dava konusu taşınmazın 1/2 payının davacı, 1/2 payının da davalı adına tapuda kayıtlı olduğu, taraflar arasında açılmış boşanma davasının kabulle sonuçlandığı ve kesinleştiği anlaşılmaktadır.Tarafların evliliği boşanma kararının kesinleşmesi ile sona ermiştir.Boşanmanın kesinleşmesine kadar haksız işgalin söz konusu olmayacağı ancak boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren davalının kötü niyetli olduğu kabul edilerek hüküm kurulmalıdır.O halde mahkemece, boşanma kararının kesinleşme tarihinden (05.06.2006) itibaren davalının kötü niyetli olduğu kabul edilerek, bu tarihten sonrası için hesaplanacak ecrimisile hükmedilmesi gerekirken, boşanma davasının açıldığı 15.07.2004 dava tarihinin ecrimisilin başlangıcı olarak kabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy