MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 4.000,00 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde mülkiyeti müvekkiline ait olan taşınmazın davalı tarafından haksız işgal edildiğini, bu nedenle davalı aleyhine ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/134 Esas sayılı dosyası ile men-i müdahale ve ecrimisil davası açıldığını,açmış olduğu men-i müdahale davası ile davalının bu yeri kullanmasına muvafakat etmediğini bildirmiş olduğunu belirterek dava konusu taşınmaza ilişkin 2009 ila 2011 yılları için toplam 4.000,00 TL ecrimisil in 2009 yılından işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili davalının müdahalenin men-i davasının açılmasından önce taşınmazı tahliye ettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.Davalı asil mahkemece yapılan 05.12.2011 tarihli keşife katılarak dava konusu yeri 2011 yılı 2. veya 3. ayında boşalttığını beyan etmiştir.Yerel mahkemece davalının dava konusu yeri 2010 yılından itibaren kullanmadığının sabit olduğu, davacının müdahalenin men-i kararının kesinleşme tarihinden sonra yeri kullandığının ispat edilememesi gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Davacı tarafından davalı aleyhine 11.03.2009 tarihinde ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılan 2009/134 Esas sayılı davada mahkemece müdahale olgusunun keşfen saptandığı gerekçesi ile elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne, ecrimisil isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 1.Hukuk Dairesi 06.10.2010 tarih 2010/8424-9946 E.K. sayılı kararı ile elatmanın önlenmesi kararına karşı temyiz isteminin reddine,ecrimisil istemine yönelik ise; davalının davacı tarafından kendisine teslim edilen yerde muvafakata dayalı olarak tasarrufta bulunduğu, muvafakatın ise dava ile geri alındığı dikkate alınarak dava tarihine kadar işgalin haksızlığından sözedilemeyeceği belirtilerek ecrimisil isteminin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle anılan mahkeme hükmünün bozulmasına karar verilmiş, mahkemece yeniden yapılan yargılamada bozma ilamına uyularak davacının ecrimisil isteminin reddine karar verilmiştir.TMK'nun 6. maddesi gereğince,herkes iddiasını ispat ile yükümlüdür.Hal böyle olunca yerel mahkemece, davalının keşifteki ikrarı ile ispat külfetini üzerine aldığı gözönünde bulundurularak davalının taşınmazdaki haksız işgaline son verdiği tarihi ispatlaması için imkan verilmeli, tarafların tüm delilleri toplanıp değerlendirmek suretiyle davalının davaya konu taşınmazdaki haksız kullanım tarihleri saptanmalı ve hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken mahkemece yanılgılı değerlendirme ile istemin tümden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.