MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 16.250,00 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın 10.306,50 TL için kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili; müvekkilin babası ... 'ın 1976 yılında vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak kendisi ve davalıların kaldığını, muristen kalan taşınmazın büyük bir bölümünü onardığını, doğalgaz tesisatı, su tesisatı ve abonesi yaptırdığını, vergilerini yatırdığı, davalıların dava konusu taşınmaz için izale-i şuyu davası açtıklarını, bu nedenle davalıların hisselerine düşen 16.250,00 TL nin müştereken ve müteselsilen faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili; davacının ileri sürdüğü olayların gerçeği yansıtmadığını, müvekkili aleyhine ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/140 esas sayılı dosyası ile tespit davası açtığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği taleplerinin bu dosyada reddedildiğini, kesin hüküm olan bir konuda yeniden dava açtığını bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece, davanın 10.306,50 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.Davada müşterek taşınmaz için yapılan katkı payı hissedar olan davalılardan sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca talep edilmektedir.
Haklı bir sebep olmaksızın başkasının zararına mal kazanan kimse onu iade ile yükümlüdür (BK.md.61) Somut olayda, davacı muhdesatın tespiti için davalılar aleyhine ... 3.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/140-235 sayılı dosyasında dava açmış, yargılama sonunda; davanın kısmen kabulü ile, dava konusu ... -... 77 pafta, 42 ada, (3) parsel nolu taşınmaz üzerinde 16.07.2007 tarihli fen bilirkişisi krokisinde (A) ile gösterilen kömürlük, (B) harfi ile gösterilen kameriye, sarıya boyalı taş istinat duvarı, kırmızıya boyalı taş duvar, kümes binası ile bilirkişi raporunda açıklanan ağaç ve asmanın davacıya aidiyetinin tespitine karar verilmiş ve 17.12.2007 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Bu davada ise muhdesat dışında kalan faydalı masrafları istemektedir.Muristen kalan mesken niteliğindeki taşınmazın üst katında ikamet eden davacının müşterek mala yaptığı faydalı masraflar nedeniyle taşınmazın değerinin artması halinde taşınmazın ortaklığın giderilmesi davası sonucu satışı ve paraların paylaşılması ile davalılar zenginleştikleri miktarda sorumludur.O nedenle su veya doğalgaz kullanım bedelleri kullanan kişiye ait olup diğer hissedarların bu ödemelerden sorumluluğu bulunmadığından, davalılardan ... alt katta ikamet etmekle, çevre temizlik vergisi, su kullanım borcundan ve doğalgaz kullanım borcundan hissesi oranında sorumlu ise de diğer hissedarların böyle bir sorumluluğu bulunmadığı düşünülmeden, eksik inceleme ile tüm hissedarların soyut hesapla eşit sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.Ayrıca, yapılan masraflardan doğalgaz ve su tesisatı ile binaya yapılan ve taşınmazın satışı halinde davalıların zenginleşmesini sağlayacak olan iyileştirmeler mahallinde görülerek keşfen tespit edilmeden, dosya üzerinden davacının sunduğu dekontlar üzerinde yapılan inceleme ile rapor alınması usul ve yasaya uygun olmadığı gibi, bina bakım-onarım masrafları olarak bina değerinin % 10 oranında bir bedelin soyut belirleme ile kabulü doğru görülmemiştir.Zenginleşen ister iyiniyetli ister kötüniyetli olsun, kendisinden iade talep edilmeden önce temerrüde düşmüş sayılması olanaklı değildir. Nedensiz zenginleşme nedeniyle gecikme faizi yürümesi için, borçlunun yani haksız mal edinenin ya bir ihtar ile ya da aleyhine bir dava açılmak suretiyle temerrüde düşürülmesi gerekir.O halde, iade borcu para borcu şeklindeyse (veya sonradan para borcuna dönüşmüş ise), iade talebinde bulunulmasından itibaren temerrüt faizi işleyecektir.Mahkemece bu uygulama nazara alınmadan ve talep olmadan 1993-2007 döneminde yapılan masrafların ödeme tarihinden dava tarihine İTO’nun yayınladığı TEFE oranında artışla değerinin dava tarihi olan 03.01.2008 tarihine güncellenmesi doğru değildir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.