MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 9.000 TL'nin olay tarihinden itibaren banka reeskont faizi ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde davalının murisinden adi yazılı satış sözleşmesi ile aldığı taşınmazların bedelini ödediğini, zilyedliği devraldığını, murisin taşınmazların devrini sağlamadığını, bedeli de iade etmediğini, sebepsiz zenginleştiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 9.000 TL'nin olay tarihinden itibaren banka reeskont faizi ile müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili dilekçesinde alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece sebepsiz zenginleşmeye dayanan alacak davasının zamanaşımının dolmuş olduğu gerekçesi ile reddine karar verilmiş, mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava dosyasında davalı mirasbırakanı ...'in veraset belgesinin bulunmadığı, dosyada yeralan nüfus aile kayıt tablosundan da 29/07/1969 tarihinde çocuksuz ve evli olarak öldüğü, kardeşlerinin bulunduğu anlaşılmıştır.Mirasçılık ve mirasın geçişi mirasbırakanın ölümü tarihinde yürürlükte olan hükümlere göre belirleneceğinden 743 sayılı Medeni Yasayı değiştiren 3678 sayılı Yasa uygulanmaksızın, 743 sayılı Medeni Yasanın 444.maddesi gereğince mirasbırakanın mirasçılarının belirlenerek davaya katılımları sağlanmalıdır.
Mahkemece yapılması gereken; mirasbırakan ile mirasçıları arasındaki ırsi ilişkiyi saptayan veraset belegesinin dava dosyasına alınması, davada yeralmayan diğer mirasçıların davaya dahil edilmeleri sureti ile taraf teşkilinin sağlanmasından sonra işin esasına girilmesidir.
Mahkemece davada taraf olabilme yeteneğinin dava şartlarından olduğu, bu hususun mahkemece resen gözönünde tutulacağı gözardı edilerek yukarıda anılan eksikler tamamlanmadan işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmayıp, usul ve yasaya aykırıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy