MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 4102,42 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, aracını tamir için davalı tarafın servis bölümüne bıraktığı sırada, davalı tarafın kusuru ile meydana gelen kaza sonucu oluşan zararının tazminini talep ve dava etmiştir.Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Yargılamanın sağlıklı bir şekilde sürdürülebilmesi, iddia ve savunma ile ilgili delillerin eksiksiz toplanıp yargılamanın bir an evvel sonuçlandırılabilmesi için öncelikle tarafların yargılamadan haberdar edilerek taraf teşkilinin sağlanması gerekir. Bu da çıkarılacak davetiyenin Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü hükümlerine uygun olarak tebliği ile mümkündür.Tebligat Kanunu'nun 11.maddesine göre; ''Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır.''
Somut olayda, davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye usulüne uygun tebliğ edilmiş ancak ilk celsenin yapılacağı 28.10.2011 tarihi için, ... İl Merkezinde 23.10.2011 tarihinde meydana gelen deprem nedeniyle duruşma yapacak fiziki şartların uygun olmadığı, duruşması bulunan vatandaşların duruşma için adliyeye gelip gitmelerinin mümkün bulunmadığı, Adliye binasında da depremden dolayı hasarın mevcut bulunduğu, insanların adliye giriş çıkışlarında da sorunlar yaşandığı anlaşıldığından bu hali ile duruşmanın yapılamayacağı anlaşıldığından duruşmanın 14.02.2012 günü saat 9.30'a bırakılmasına, duruşma gününün ...taraflara bildirilmesine” şeklinde 28.10.2011 tarihinde tutanak düzenlenmiştir. Bu tutanaktaki ara karar gereğince davalı şirkete duruşma gününü bildirir davetiye, dosyada vekilinin usulune uygun harçlandırdığı vekaletname sureti bulunmasına rağmen, bizzat şirket müdürüne yapılmıştır.Hal böyle olunca, davalı vekiline Tebligat Kanunu ve Tebligat Tüzüğü'ndeki ilkeler gözetilerek dava dilekçesinin tebliğ edilmesi, kendisine müvekkilini savunabilme olanağının tanınması ve ardından iddia ve savunma çerçevesinde işin esası incelenip, sonucuna uygun bir hüküm kurulması gerekirken, Tebligat Yasasının ve Tüzüğünün buyurucu hükümlerine uygun bir tebligat yapılmaksızın işin esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 12.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy