MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 4.170 TL'lik takibe vaki itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; taraflar arasındaki traktör satış sözleşmesi gereğince, davacı traktörü davalıya teslim ettiği halde davalının edimini yerine getirmeyerek 3000 TL bedelli ve 15.09.2006 vade tarihli senet bedelini ödemediğini belirterek, senet bedelinin tahsili için girişilen ilamsız takibe itirazın iptalini, inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.Davalı cevabında, senette alacaklı kısmı boş olduğundan lehtarı belli olmayan senedin bono vasfında olmadığı gibi adi senet de kabul edilemeyeceğini, yazılı delil başlangıcı da sayılmayacağını ayrıca 2918 sayılı 20/d maddesine göre traktör satışının ancak resmi yazılı şekil şartı yerine getirilerek yapılacağını belirterek davanın reddini dilemiştir.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş,verilen bu kararın davacı tarafça temyizi üzerine, Dairemizin 28.4.2011 tarih 6527 E.- 7368K. sayılı ilamı ile ve” Somut olayda var olan takip, kambiyo senetlerine mahsus takip olmayıp, genel haciz yolu ile yapılmış bir icra takibidir.Davalı takibe itirazında, senedin alacaklı (davacı) ile traktör alımı esnasında teminat olarak verildiğini, alacaklının kim olduğunun belli olmadığını ve borcu bulunmadığını belirtmiştir. Davalının imzaya itirazı söz konusu değildir.Bu durum karşısında, taraflar arasındaki uyuşmazlığın traktör satışından kaynaklandığı göz önüne alınarak taraflar arasında 2918 Sayılı Yasanın 20/d maddesi uyarınca geçerli bir satış olup olmadığı araştırılarak geçerli bir satış mevcut ise satış sözleşmesi uyarınca alacağını talep edebileceği aksi halde sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca hukuki ilişkinin tasfiyesi gerektiği gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru değildir.” Gerekçesi ile bozularak mahkemesine iade edilmiştir.Mahkeme tarafından bozmaya uyularak ,yargılama yapılmış ve sonucunda “Taraflar arasında traktör alım satımından doğan dosyada mevcut senedin düzenlendiğinin ihtilafsız olduğu, bunun her iki tarafça da kabul edildiği, ancak Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği şekilde bu satışın yasaya uygun şekilde yapıldığı yönünde davacı tarafça dosyaya belge ibraz edilemediği, buna göre geçersiz sözleşme ile tarafların aldıklarını aynı anda ve karşılıklı olarak sebepsiz iktisap kurallarına göre birbirlerine iade ile yükümlü olduğu, buna göre davalının almış olduğu traktörü iade ile davacının da bunun karşılığında almış olduğu bedeli davalıya vermekle yükümlü olduğu, tasfiyenin bu şekilde yapılacağı, dosya içindeki müşteri bilgi formuna göre tasfiyeye konu hukuki ilişkinin bedelinin 39000 TL olduğu, her ne kadar davamız konusunun 3000 TL bedelli senet teşkil etse de, sadece bu miktar üzerinden verilecek kararın tasfiyeye imkan sağlamayacağı, yukarıda belirtilen şekilde tasfiyeye ilişkin karar verilmesi halinde de bunun mahkemenin görev sınırını aşacağı “gerekçesi ile dava dilekçesinin görevsizlik nedeni ile reddine karar verilmiştir.Her ne kadar yerel mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen, bozma kararının gerekleri yerine getirilmemiştir. Bozma kararındaki tasfiyeden maksat, taraflar arasındaki satış sözleşmesinin tasfiyesi demek olmayıp, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tasfiye edilerek, tarafların birbirlerine verdiklerinin, sebepsiz zenginleşme kuralları gereğince iadesine ilişkindir.Bu bağlamda mahkemece, Dairemizin yukarıda açıklanan bozma ilamı doğrultusunda, yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu görevsizlik kararı verilmesi bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 18/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.