MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 36.000,00 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı ... vekili olduğunu beyan eden avukat tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde; trafik kaydı davalı ...'ya ait olan kamyonun devri konusunda davacı ile galeri sahibi olan davalı ... arasında harici satış sözleşmesi yapıldığını, sözleşme hükümleri gereğince kamyonun davacıya teslim edildiğini, davacının satış nedeniyle davalı ...'a 4.000,00 TL ödeme yaptığını, ayrıca davalı ... tarafından tahsil edilen 19.600,00 TL bedelli çeki ve senedi ve davalı ... tarafından tahsil edilen 2.300,00 TL bedelli senedi yalnızca rakam yazıp imzalayarak davalı ...'a verdiğini, kamyona lastik aldığını, kasko poliçe bedelini ödediğini, noterde araç devir sözleşmesinin yapılmaması nedeniyle 2004 yılı Nisan ayı içinde kamyonu davalı ...'a teslim ettiğini belirterek, davalı ...'den 4.000,00 TL'nin, davalı ...'dan bir adet çek ve iki adet senet bedeli olan toplam 19.600,00 TL'nin iadesi ile kamyonun kayıt maliki ...'dan diğer davalılara ödenen miktar ile kamyon için yapılan masrafların tahsilini talep etmiş, 02.11.2007 tarihli duruşmada, davalı ...'e karşı açtıkları davadan vazgeçtiklerini imzalı beyan etmiştir.
Davalı ...; otomobil komisyonculuğu ile uğraştığını, satılması için galeriye bırakılan kamyonu hatırlayamadığı bir bedelle davacıya sattığını, satış bedelinin alıcı tarafından satıcıya ödendiğini, kendisinin davacıdan yalnızca 500,00 TL komisyon ücreti aldığını, davacının kamyonu bir yıl kullandıktan sonra kendisine iade etmesi üzerine kamyonu sahibine iade ettiğini, davacıdan çek ve senet almadığını, 4.000,00 TL bedelli bono tahsil etmediğini savunmuştur.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacı ile diğer davalılar arasındaki hukuki ilişkiden haberdar olmadığını,yalnızca davalı ... ile çeşitli ticari ilişkileri bulunduğunu, bu nedenle çeşitli zamanlarda alış verişleri olduğunu, ancak dava konusu olayın davalı ... ile bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin bir adet çek tahsil ettiğini, davacının şahsi defilerini davalıya ileri süremeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... isticvaben alınan beyanında; eşinin dava konusu kamyonu kendisi adına kaydettirdiğini, 5-6 yıl kadar önce adını hatırlamadığı bir kişiye kamyonu sattıklarını, kaça sattıklarını hatırlamadığını, davacının kim olduğunu ve çekle ilgili ödeme yapılıp yapılmadığını bilmediğini belirtmiştir.Mahkemece; davalı ... yönünden davanın kabulü, davalı ...'e karşı açılan davanın feragat nedeniyle reddi; davalı ...'a ve davalı ...'e yönelik davanın reddi cihetine gidilmiş; hüküm davacı vekili ile davalı ... vekili olduğunu beyan eden avukat ... tarafından temyiz edilmiştir. Avukat ...'nun vekaleti dosyada bulunmadığı için geri çevirme yapılmış, Mahkemece tutulan 03.07.2012 tarihli tutanakta; davalı ... adına temyiz dilekçesi veren vekilin vekaletnamesinin dosyada bulunmadığı belirtildiği için davalı ... adına yapılan temyiz dikkate alınmamıştır.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak dava, geçersiz araç sözleşmesi gereğince aracın iade edilmesi sonucu ödenen bedelin ve yapılan masrafların tahsili talebini içeren sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davasıdır. Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için, bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altındadır.Somut olayda araç satım sözleşmesi; motorlu taşıtların ne şekilde el değiştirebileceğini hükme bağlayan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 20/d maddesi gereğince noterde yapılmadığı için geçersizdir.Geçersiz sözleşme gereğince taraflar verdiklerini sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri isteyebilirler. Davacı, aracı davalı ...'a iade etmekle teslim borcunu ifa etmiştir. Buna göre araç için yapılan masraf bedellerinin sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda aracın kayıt maliki davalı ... tarafından ödenmesi gerekir. Aksi düşünce yani, davalı araç malikinin durup dururken hak etmediği bir avantaj sağlaması, aslında kendine düşen bir harcamadan kurtulması hukuken kabul edilemez.Davacı; halin icaplarının aracın tahsis ve kullanma şeklinin haklı göstermediği kendi özel kullanma amaçlarını düşünerek yaptığı, davalının ise kullanma amacına uygun olmayan onun için gereksiz masrafları davalıdan isteyemez. Davacı ancak faydalı ve zaruri masraflarını haksız iktisap hükümlerince isteyebilir.
Mahkemece, davacının yaptığını iddia ettiği masraflara ilişkin deliller toplanıp, harcamaların niteliği tespit edilerek talep edilebilir kapsamda olan masraflar yönünden kabul kararı verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davalı araç maliki ile davacı arasında hukuki ilişki bulunmadığı, sebepsiz zenginleşenin davalı araç maliki değil davalı ... olduğu gerekçesiyle davalı araç maliki yönünden davanın reddi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir. halde mahkemece yapılacak iş, yukarıda belirtilen kural ve ölçüler içinde davacı tarafından araca yapılan masraflar nedeni ile davalı araç malikinin mal varlığındaki artmayı uzman bilirkişiler aracılığı ile tesbit ettirip, hasıl olacak sonuç çerçevesinde bu bedelin davacıya iadesi yönünde karar vermek olmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy