MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; boşanma kararı ile velayeti anneye verilen müşterek çocuk için (mahkemece onaylanan protokol uyarınca) 250 TL iştirak nafakasına ve nafakanın her yıl %20 artırılmasına hükmedildiğini, geçen 6 yıllık sürede nafakanın 622 TL'ye ulaştığı, ancak davacının geliri aynı oranda artmadığı gibi yeniden evlendiği, kira ve aidat ödediği, artışın devamı halinde nafakanın davacının maaşını dahi geçeceğini belirterek; aylık 950 TL'ye indirilmesi ve artışın her yıl yasal faiz oranında yapılmasına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı cevabında, nafaka miktarı ve artış oranının anlaşarak kararlaştırıldığını, bu güne dek öngörülemeyen bir olumsuzluk bulunmadığını, aksine davacının yeni eşiyle lüks bir sitede yaşadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.Mahkemece; davacının gelir durumu ve yaşam standardında, nafaka miktarı ile artış oranını sözleşerek kararlaştırdıkları tarihten bu yana öngörülemeyen bir olumsuzluk meydana gelmediği, küçüğün ekonomik ve sosyal durumunun ise nafakaya ihtiyaç duymayacak ya da ödenenden daha az nafakaya ihtiyaç duyacak kadar olumlu yönde değiştiği kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiştir.Hükmü, davacı vekili temyiz etmektedir.Sözleşme yapıldığında karşılıklı edimler arasında mevcut olan denge sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle taraflardan biri aleyhine katlanamayacak derecede bozulmuşsa, taraflar artık o akitle bağlı tutulamazlar, değişen bu koşullar karşısında Medeni Yasanın 2.maddesinden yararlanarak sözleşmenin yeniden düzenlenmesini mahkemeden isteyebilirler.Somut olayda; davacının boşanmadan sonra yeniden evlendiği, zabıtaca yapılan araştırmaya göre TÜBİTAK UME'de işçi olduğu ve 1600 TL maaş aldığı (bordroya göre ortalama 1800 TL/ay maaşı mevcut) 700 TL kira ödediği, davalının ise TÜBİTAK'da işçi olduğu 1400 TL maaş aldığı, üzerine kayıtlı evde oturduğu, küçüğün ilköğretim 4.sınıfta ve devlet okulunda okuduğu nazara alındığında dava tarihinden itibaren nafakanın ulaştığı miktarın yüksek olduğu görülmüştür. Bu nedenle nafakadan makul bir indirim yapılması gerekirken, talebin tamamen reddi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy