MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 96.574,66 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait olup tapuda davacının eşinin arkadaşı adına kayıtlı olan dairenin davacının eşinin borcundan dolayı davalıya devredildiğini, davalı adına taşınmaz kaydı gösterilerek bankadan kredi alındığını, davacı ile davalı arasında yapılan sözlü anlaşma gereğince kredi borcunu davacının davalı adına ödeyeceği ve borç bittiğinde dairenin davacı adına devredileceğini husunda taraflar arasında anlaşma yapıldığı, anlaşma gereğince davacının davalı adına bankaya 22.03.2006 tarihinden 24.03.2009 tarihine kadar toplam 96.574,66 TL kredi ödemesi yaptığı ancak taşınmaz iadesinin gerçekleşmediğini ileri sürerek taraflar arasında sözlü olarak yapılan inançlı sözleşmenin davalı tarafından sonlandırıldığı gerekçesi ile davacının davalı adına ödediği 96.574.66 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren yasal faizleriyle birlikte istirdatını talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalının davacının eşine ait ... şirketinden 122.800,00 TL alacaklı olduğunu, alacağın ödenmediğini, davacı tarafından bankaya yatırıldığı iddia edilen paranın ... şirketinin borcu için davacının eşi tarafından yatırıldığını, dairenin teminat olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davacının 22.03.2006-24.03.2009 tarihleri arasında davalı adına bankaya toplam 96.574,66 TL ödeme yaptığı, davacının istirdada hakkı olduğunu son ödemeyi yaptığı tarih itibarı ile bildiği, davanın 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra 22.04.2010 tarihinde açıldığı gerekçesi ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava; davacı tarafından bankaya ödenen davalıya ait kredi borcunun davalının sözlü sözleşme hükümlerine uymaması nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda davalıdan istirdatı talebine ilişkin olup, dosyadaki bilgi ve belgelerden taraflar arasında sözlü akdi ilişki bulunduğu anlaşılmaktadır.Mahkemece; sözleşmeye dayalı sebepsiz zenginleşme taleplerinin Borçlar Kanunu'nun 125.maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu gözetilerek davalı tarafın zamaşımı def'inin reddi ile işin esasına girilerek, tarafların bildirdiği tüm delilleri toplayıp değerlendirerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı ve yanılgılı gerekçe ile davanın zamanaşımından reddi usul ve yasaya aykırı görülmüş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.O halde mahkemece yapılacak iş; tarafların tüm delillerini toplayıp hasıl olacak sonuca göre karar vermek olmalıdır.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,16/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy