MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 7.000 TL alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatının masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili, davalının üçüncü kişi konumundaki borçludan alacağının tahsili için yaptığı takip sonucu borçluya ait menkul eşyanın haczedilerek müvekkiline ait özel yediemin deposuna teslim edildiğini, bu nedenle birikmiş 7.000 TL yediemin ücretinin tahsili için davalı aleyhine icra takibine başlanıldığını, ancak davalının yetkiye, faize ve borca itiraz ettiğini ileri sürerek; takibe vaki itirazların iptali ve icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, müvekkili şirketin adresinin ...’de bulunması nedeniyle yetkili icra müdürlüğü ile mahkemenin ... olduğunu belirterek yetki itirazında bulunmuş, esas yönünden de İİK. nun 95. maddesi uyarınca peşin ödeme talep etmeyen davacı yedieminin alacağını menkul eşya üzerinde hapis hakkını kullanarak tahsil etmesi gerektiğini, diğer taraftan davacı yediemin ile müvekkili arasında ücret sözleşmesi düzenlenmediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, 23.11.2011 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne, icra inkâr tazminatı isteminin ise reddine karar verilmiş, hüküm; davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir.Dosyada mevcut 05.07.2007 tarihli haciz tutanağı davalı (alacaklı) vekilince imzalanmış olup, tutanakta teslim edilen menkul malın muhafazası için yedieminin günlük 10 TL ücret talep ettiği, alacaklı vekilinin ise talep edilen ücreti kabul ettiği anlaşılmaktadır.
Alacaklı haczedilen taşınır malların borçlunun elinde bırakılmasına onay vermezse, gideri peşinen alacaklıdan alınarak (İİK.mad.95) haczedilen taşınır mallar uygun bir yerde muhafaza altına alınır (İİK.mad.88/2).Adalet Bakanlığı hacizli malların korunması için uygun göreceği yerlerde depo ve garaj açabileceği gibi Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfına da açtırabilir veya işletme hakkını verebilir. Alınacak depo ve garaj ücretleri, Adalet Bakanlığı'nca belirlenir. Bu yerlerin çalışma ve esas ve usulleri, yönetmelikte gösterilir (İİK.mad.88.IV). Adalet Bakanlığı veya Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfınca mahcuz malların muhafazası için depo ve garajlar açılıncaya kadar, özel depo ve garajlarda, Adalet Bakanlığınca çıkartılan ilgili yönetmelik ve ücret tarifelerinin uygulanmasına devam olunur (4949 sayılı Kanunun 105. maddesi ile 17.07.2003 tarihinde 2004 sayılı İcra İflas Kanununa eklenen geçici 4. madde). Anılan hükümler gereğince; Adalet Bakanlığına ait depo ve garajlarda muhafaza edilen mahcuz (hacizli) mallar için alınacak ücret tarifesi, her yıl bakanlıkça belirlenerek Resmi Gazetede yayımlanmaktadır.
Şu durumda mahkemece; özel yediemin depolarına ilişkin ücret uyuşmazlıklarında da bu tarifedeki kurallardan yararlanarak sonuca ulaşılması gerekmekte olup, Dairemizin yerleşmiş uygulaması da bu yöndedir.Bundan ayrı olarak, sözleşme olarak kabul edilen haciz tutanağını imzalayan alacaklı vekilinin, müvekkili adına sözleşme imzalanmak üzere vekil tayin edilip edilmediği hususu ile tarafların sıfatına göre takibe konu edilen alacağa uygulanacak faiz oranı ve davalının bu yöne işaret eden itirazı da karar yerinde tartışılıp değerlendirilmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy