MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde müdahalenin men'i, kal ve 71.435,40 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dilekçesinde; ... ili, ... Mahallesinde kamuya ait alanda yapılan ve davalı ... tarafından ihaleye çıkarılan gözde manav, uğurlu balıkçılık – uğurlu büfe adlarıyla işletilen dükkanların, davacı Vakıflar arazisi olan 115 ada 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlara tecavüzlü olduğunun tespit edildiğini belirterek davalının 115 ada 4 ve 5 parsellerde kayıtlı taşınmazlara yönelik müdahalenin men'i ile davalıya ait taşınmazların vakıf taşınmazına tecavüz eden kısımların kal'ine, 40.925,81 TL ana para 30.509,59 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 71.435,40 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Mahkemece; yönetimi davacı tarafa ait olan 115 ada 4 ve 5 parsellerin, bilirkişinin raporunda A,B,C,D harfiyle belirtilen bölümlerinin davalı tarafından haksız olarak dava dışı kişilere büfe, balıkçılık ve manav olarak kullandırıldığı, yapıların aplikasyon kroki tarihi olan 12.11.2008 tarihinde mevcut olduğu bu nedenle işgalin en son 12.11.2008 tarihine kadar sürmüş olduğu sabit olduğundan 11.04.2011 tarihli bilirkişi raporu esas alınarak, aplikasyon kroki tarihi 12.11.2008 tarihinden 14.04.2004 (dava tarihinden geriye doğru 5 yıl) tarihleri arasını kapsayan dönem için toplam 38.383,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davalının müdehalesinin sona erdiği anlaşıldığından müdehalenin önlenmesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, aşağıdaki bentler kapsamındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
1- Ecrimisil, kötü niyetli şagilin ödemekle sorumlu bulunduğu tazminattır. Bu nedenle ecrimisil davaları haksız fiil benzeri davalar olup, ecrimisil miktarının en çoğu tam kar mahrumiyeti en azı ise asgari kira bedelidir.Yargıtayın yerleşmiş uygulamaları doğrultusunda kira geliri üzerinden ecrimisilin belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest koşullarda getirebileceği kira parası emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak (taşınmazın büyüklüğü ve çevre özellikleri de nazara alınarak) rayice göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil miktarı ise, ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE(TEFE) artış oranının tamamı yansıtılmak suretiyle belirlenecek miktardan az olamaz. Bilirkişi raporunu hazırlarken, raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. HMK'nun 279/2. maddesi hükmüne göre; bilirkişi raporu Yargıtay denetimine de elverişli olacak şekilde bilgi ve belgeye dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hüküm kurmaya dayanak yapılabilir.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, emsal değerlendirmesi yapılmadan, davalı tarafa ait dükkanlar için davalı ...'ye ödenen 2008 yılı aylık kira-işgal bedelleri esas alınarak 2008 yılından geriye doğru hesaplama yapılarak endekslerin tamamının yansıtılması suretiyle ecrimisil bedeli tespit edilmiş ve endeks uygulanmak suretiyle hesaplanan miktar üzerinden hüküm kurulmuş ise de, bu haliyle bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli ve yeterli değildir. O halde mahkemece; mahallinde üç kişilik bilirkişi kurulu (inşaat, hukuk ve emlak) ile yeniden keşif yapılarak, benzer yerlerin kira sözleşmeleri getirtilerek (resen emsal araştırması yapmak ya da taraflardan emsal göstermeleri istenmek suretiyle) incelenmeli, taşınmazın büyüklüğü ve çevre özellikleri de nazara alınarak, öncelikle dava konusu yerin arsa olduğu, muhtesadın davalıya ait olduğu gözetilmek suretiyle dava konusu ilk dönemde arsa olarak serbest koşullarda getirebileceği kira parası rayice göre belirlenmeli, sonraki dönemler için ise, ilk dönem için belirlenen miktara TÜİK. ce yayımlanan ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak koşuluyla ecrimisil hesabı yapılarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
2- Ecrimisile ilişkin davalarda talep olması halinde, bilirkişi tarafından her yıl için saptanan ecrimisil miktarına, tahakkuk tarihleri olan dönem sonlarından itibaren yasal oranda işleyecek kademeli faize hükmedilmesi gerekir. Davacının dava dilekçesinde, ecrimisile ilişkin işlemiş faiz talebini de açıkça belirtmiş olmasına göre, her dönem için tahakkuk eden ecrimisile dönem sonundan itibaren işleyecek kademeli faizin de bilirkişilerce tespit ettirilip hüküm altına alınması gerekirken işlemiş faiz talebi yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 26.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy