MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 50.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; mülkiyeti davalı şirkete ait olan işyerinin, davalı tarafından dava dışı ... Hazır Giyim A.Ş.’ye kiralandığını, ... Hazır Giyim A.Ş.’nin de alt kiralama yetkisine dayanarak taşınmazı 28.05.2007 tarihinde davacıya kiraladığını, kira sözleşmesi yapılmadan önce davalının hizmet bedeli adı altında 50.000 TL para talep ettiğini, ödenmemesi halinde alt kiracılığı engelleyeceğini söyleyerek bu parayı ödemeye icbar ettiğini, alınan bu paranın karşılığında herhangi bir hizmet verilmediği gibi, bu paranın herhangi bir hukuki dayanağı da bulunmadığını, bu bedelin hukukumuzda hava parası olarak nitelendirilen, alınması hukukumuzca kabul edilmemiş ve suç olarak düzenlenmiş (Kira Kanunu 16.madde) bir para olduğunu belirlenerek ihtara rağmen davalı tarafından iade edilmeyen 50.000 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevabında; davacının, kendisinden önceki kiracı olan ... A.Ş.’nin kira ve ortak gider borcunu kendi isteğiyle ödediğini belirterek zamanaşımı ve esastan davanın reddini dilemiştir.Mahkemece; davacının, davalı şirketin de kabul ettiği gibi ... firmasının borçlarını kapattığı ve parayı bu nedenle şirkete ödediği, davacının esasen kendisi ile alakası olmayan başka bir firmanın borçlarını kapatmak gibi bir yükümlülüğü bulunmadığı, verilen 50.000 TL paranın da bu şekilde herhangi bir sebenin bulunmadığı, ödenen paranın hava parası değil mağazada daha önce faaliyet gösteren ... firmasının kira ve genel gider borçları olduğu, davacının mağazayı işletebilmek için borçları ödediği, taraflar arasında başkaca ticari bir ilişkinin bulunmadığının da anlaşıldığı gerekçe gösterilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.Hükmü davalı vekili temyiz etmektedir.Hakim tarafların iddia ve savunmalarıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez (HUMK md.74, 6100 sayılı HMK md.26). 04.06.1958 tarih 15/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi; bir davada dayanılan maddi vakıaları açıklamak taraflara, bu olguları hukuken nitelendirmek, uygulanacak yasa maddelerini arayıp bulmak ve doğru olarak uygulamak da hakimin görevidir. Diğer bir anlatımla; hakimin, bir davada sadece ileri sürdükleri maddi vakıalarla ve netice-i taleplerle bağlı olduğu, dayanılan kanun hükümleriyle ve tarafların buna dayalı tavsifleriyle bağlı olmadığı, sonuç olarak da kanunları re’sen uygulamakla yükümlü bulunduğu öğreti ve uygulamada tartışmasız kabul edilmiştir.Somut olayda; davacı ödediği 50.000 TL’nin hava parası olduğunu belirterek davalıdan tahsilini talep etmiştir. BK. 65.maddesinde “hukuka ve ahlaka aykırı bir amaca ulaşmak için verilen şeyin istirdadına mahal olmadığı” yönünde açık düzenleme mevcuttur. B.K.nun 65.maddesinde, haksız veya hukuken bir maksat elde etmek için verilmiş olan şeyin geri alınmasına yer olmadığı açıklanmıştır. Davacı, ödemiş olduğu bedelin hava parası olduğunu ileri sürerek talepte bulunduğuna ve BK.65.maddesine göre bu parayı davalıdan geri isteyemeyeceğine göre, mahkemece davacının iddiasının dışına çıkılarak yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy