MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde tapu maliki ile davacının murisinin aynı kişi olduğunun tespiti istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dilekçesinde, murisinin (babasının) malik bulunduğu, ... İli ... İlçesi, ... Köyü 23 parsel nolu gayrimenkulün tapusunun malik sütununda, doğum tarihi 1895 olarak yazıldığı halde, aynı köydeki 496 parselin tapusunun malik sütununda doğum tarihinin 1917 olarak yazıldığını; bu nedenle, taşınmazlarda malik gözüken kişinin, 01.07.1895 doğumlu babası ... olduğunun tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davanın reddini istemiştir.Mahkemece, davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Davada; 23 ve 496 parsel nolu taşınmazların, tapu kaydında maliki görünen kişinin; (babası) 01.07.1895 doğumlu Tahir Kahramanoğlu olduğunun tesbiti istenilmiştir.Mamelek Hukukundan doğan davalar dışında kalan davalarda, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi asıl, Sulh Hukuk Mahkemesinin görevi ise istisna olduğundan; özel bir kanun hükmü ile açıkça Sulh Hukuk Mahkemesinde bakılacağı bildirilmeyen ve konusu para ile ölçülemeyen bir şey olan bütün dava ve işler Asliye Hukuk Mahkemesinde görülür.O halde, mahkemece; davanın Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği gerekçesi ile görev yönünden dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy