MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 5290,96 TL alacak yönünden itirazın iptali, faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; davalı ile arasında 29.05.2009 tarihli sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeye göre, belirtilen vadelerle 5000 TL'yi sözleşmenin yapıldığı tarihte davalıya ödediğini ancak davalının sözleşmede belirtilen edimlerini yerine getirmediğini, bu nedenle davalıya ödenen 5000 TL'nin tahsili için davalı hakkında icra takibine giriştiğini, davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaliyle %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili cevabında; davacının hiçbir ödemede bulunmadığını, ayrıca sözleşmede üzerine düşen edimlerin davalı tarafından yerine getirildiğini bildirerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.Mahkemece, davaya dayanak yapılan sözleşmenin 3.maddesinde “sözleşme tarihinde 5000TL'si nakit olmak üzere”, beşinci maddesinde “bu sözleşme hükümleri yerine getirilmediği takdirde mimarın (davalının) aldığı parayı iade edeceğinin” belirtildiğini, sözleşme gereğince yazılı meblağın nakit olarak davalıya ödendiği, ispat yükünün bu paranın ödenmediği iddiasında bulunan davalıda olduğu, paranın ödenmediği iddiasının miktar itibariyle yazılı belge ile ispatlanması gerektiği, davalı tarafından yazılı belge sunulmadığı gibi cevap dilekçesinde yemin deliline de dayanmadığı anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Dava, itirazın iptali ve takibin devamına ilişkindir.
Alacağın müstemidatı takip talebinde belirtilmiş olup, alacağı ispat külfeti M.K.6.maddesine göre ve kural olarak davacı alacaklıya aittir. Davacı davalıyla yapılan sözleşmenin üçüncü maddesine göre davalıya 5000 TL'yi sözleşme tarihinde nakit olarak ödediğini iddia etmektedir. Sözleşme içeriğinde 5000 TL'nin sözleşme tarihinde nakit olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalıya ödendiğine dair kayda rastlanılmadığı anlaşılmaktadır.Bu durumda, davaya konu 5000 TL'nin sözleşme yapıldığı sırada davalıya ödendiği iddiasının ispat yükü davacı taraf olup, davacı taraf iddiasını miktar ittibariyle HMK.'nun 200.maddesi (HUMK'un 288-290 md.) gereğince yazılı belge ile ispat etmesi gerekli olup, davacı iddiasını ispat etmek amacıyla anılan madde hükmüne uygun delil ve belge ibraz edememiştir.İspat yükü kendisine düşen davacı, dava dilekçesinde (tüm hukuki deliller) demek suretiyle yemin deliline de dayandığı anlaşıldığına göre, mahkemece davacıya ödeme iddiası konusunda davalı tarafa yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece ispat külfeti yanlış yönlendirilmek suretiyle, davalının aldığı paranın geri ödenmediği savunmasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş olup, hükmün bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 27.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy