MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 6.672,55 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece dava dilekçesinin görev yönünden reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacının, davalı hastaneye ait veri hazırlama ve veri giriş hizmeti alımı işini 30.12.2010 tarihine kadar ifa ettiğini, sözleşme uyarınca tüm edimlerini yerine getirdiğini, davalı tarafından davacının hakedişlerinden haksız ve yasalara aykırı olarak 6.672,55 TL kesinti yapıldığını, bu kesintilere gerekçe olarak 5510 sayılı Yasanın 81/1-1 bendinin gösterildiğini, oysa %5'lik Hazine yardımının davalı idarece kesilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 6.672,55 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.Mahkemece, davanın 5510 sayılı Yasanın uygulamasından kaynaklandığı, aynı yasanın 101.maddesine göre bu kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların İş Mahkemesinde görüleceği, davaya konu alacağın doğrudan taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanmadığı, sigorta ödemelerinde devletin sağladığı katkı ile ilgili olduğu belirtmek suretiyle, dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.İş Mahkemeleri 5521 sayılı Kanun ile kurulmuş olan istisnai nitelikte özel mahkemelerdir.Somut olayda; taraflar arasında, veri hazırlama ve veri giriş hizmeti alımı sözleşmesi düzenlenmiş olup, uyuşmazlık 5510 sayılı Yasadan değil, taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklanmakta olup, SGK.nun davada taraf olmadığı, davacı (yüklenici) tarafından 5510 sayılı Yasanın 81/1.maddesi gereğince hazineye karşı açılan bir davanın da bulunmadığı nazara alındığında, davada görevli mahkeme İş Mahkemeleri değil genel mahkemelerdir.Ancak, davacı taraf fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava açmıştır.
Konusu para olan alacak davalarında görevli mahkeme, dava dilekçesinde istenen asıl alacağın miktarına göre belirlenir (HUMK md.2, 2). Ancak, alacaklı dava açarken fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş ise o takdirde alacağın tamamı çekişmeli demektir ve HUMK.nun 4.maddesi gereğince mahkemenin görevi dava edilen alacak miktarına göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir. Davacı, dava dilekçesinde fazlaya ilişkin hakkını saklı tuttuğuna göre, müddeabihin davacıdan sorularak ya da bilirkişi raporu ile belirlenerek oluşacak sonuca göre miktarın 7.230 TL'yi geçmesi halinde davaya Asliye Hukuk Mahkemesinde bakılmak üzere görevsizlik kararı verilmesi, 7230 TL yi geçmediği takdirde davanın esasına girilerek sonucu dairesinde hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 04.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy