MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 40.000,00 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı, davalıdan 1979 yılında harici sözleşme ile satın aldığı 2 odanın teslim edildiğini ve iki yıl öncesine kadar kullandığını, tapusu verilmeyen taşınmazın elinden alınarak yurt yapılması nedeniyle, ödediği bedelin dava tarihindeki karşılığı olan 40.000,00 TL’nin faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.Davalı, sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle isteklerin de geçersiz olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını beyanla davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, ödenen bedele ödeme tarihinden dava tarihine kadar banka faizi uygulanarak güncellenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, hukuken geçersiz sözleşmeler, haksız iktisap kuralları uyarınca tasfiye edilirken denkleştirici adalet kuralı gözardı edilmemelidir. Bu bakımdan iadeye karar verilirken satış bedeli olarak verilen paranın çeşitli ekonomik etkenler nedeniyle azalan alım gücünün, enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar vs. ortalamaları alınarak alım gücünün ilk ödeme tarihindeki alım gücüne ulaştırılması ve o şekilde iadeye karar verilmesi uygun olacaktır. Aksi takdirde kısmi iade durumu oluşacak, iade dışındaki zenginleşme, iade borçlusu yedinde haksız zenginleşme olarak kalacak iade borçlularının iadede direnmelerine neden olacaktır.O halde denkleştirici adalet kuralı gereğince davacının ödediği paranın azalan alım gücünün, enflasyon, tüketici eşya fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artışlar, memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar vs. ortalamaları alınarak ödediği tarihten dava tarihine kadar ulaşacağı alım gücünün değerinin ne olabileceği konusunda uzman bilirkişi kurulundan nedenlerini açıklayıcı denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, salt bankanın faiz oranlarına göre hesapladığı miktar nazara alınarak eksik inceleme ile davanın kabulü doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy