MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde vasiyetnamenin murisin iradesine uygun olarak düzeltilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalılar ve dahili davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava dilekçesiyle; vasiyet eden muris ... tarafından 22.04.2004 tarihinde ... 8. Noteri'nde 4269 yevmiye numarasıyla düzenlenen vasiyetname ile kendilerine vasiyet olunan ... Köyü 199 ve 249 numaralı parsellerin ... (...) köyü olarak; ... köyü 98 numaralı parselin ise ... Köyü olarak düzeltilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vasiyetnamenin açılması davasında bu hususun öne sürülmediğinden bahisle davanın reddini savunmuşlardır.Mahkemece; davanın kabulüyle vasiyetnamede ... Köyü 199 ve 249 parsel olarak yazılı parsellerin ... (...) Köyü 199 ve 249 parsel olarak, ... Köyü 98 parselin ise ... Köyü 98 parsel olarak düzeltilmesi yönünde hüküm tesis edilmiş; hüküm davalı vekilince temyiz olunmuştur.Mahkeme davayı TMK'nun 502/2 maddesi uyarınca vasiyenamenin vasiyet edenin gerçek iradesine uygun olarak düzeltilmesine istemine ilişkindir, şeklinde niteleyerek tapu yazışmalarından ... Köyü'nde 199, 249 ve 98 parsellerin bulunmadığı, murisin aynı parsel numaralarında ... ve ...Köyü'nde taşınmazının bulunduğu, vasiyetname yapılırken önce ... Köyü yazıldığı için müteakip 199, 249, 98 parsellerin köy isimlerinin yazılmasının unutulduğu, vasiyet edenin kendisine ait olmayan birtaşınmazı vasiyet etmesinin mümkün olmayacağı gerekçeleriyle davanın kabulüne karar vermiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, davacının isteminin vasiyetnamenin tenfizi davasında dinlenecek ve değerlendirilecek bir husus olması karşısında bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı gözeltilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 11/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.