MAHKEMESİ:AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dilekçesinde; davalı ile aralarındaki geçimsizlik nedeniyle ... 1.Aile Mahkemesinin 2009/614 Esas, 2009/781 Karar sayılı ilamı ile boşandıklarını, boşanma aşamasında nafaka talep etmediğini; ancak, boşanmakla yoksulluğa düştüğünü ileri sürerek; davalıdan aylık olarak 600 TL yoksulluk nafakası bağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, asgari ücretle çalıştığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; “…Tanıkların beyanlarına göre taraflar ...’ın başka bir kadınla ilişkisinden dolayı boşanmışlardır. Bu durumda bütün kusur ...’dadır....’nın boşanma sonrasında başka bir şahısla yaşaması boşanmada kusurlu olduğunu göstermez. Bu durum boşanmadan bağımsız müstakil bir davranış olarak kabul edilmelidir. Sonuç olarak davacının bir meslek ve gelirinin olmadığı, boşanma sonucu yoksulluğa düşeceği, kusurunun daha ağır olmadığı ve TMK.nun 175.maddesindeki koşulların oluştuğu kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Gerekçesiyle” aylık 200 TL yoksulluk nafakası takdirine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.TMK.nun 175.maddesine göre, “Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir. Nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.”Aynı Yasanın 176/3.maddesine göre de; “İrat biçiminde ödenmesi sözleşme veya hakimin hükmüyle kararlaştırılan yoksulluk nafakası; Alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde; kendiliğinden kalkar.Alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır".Yoksulluk nafakasının boşanma davasından sonra ayrı bir dava ile istenmesini engelleyen bir kanun hükmü yoktur. Ancak, her dava açıldığı tarihteki şartlara tabidir. Boşanma davasında mevcut olan davacıya nafaka bağlanması şartlarının; boşanma davasından sonra açılan nafaka davası tarihinde de mevcudiyetini koruması gerekmektedir.Somut olayda; davacının, boşanmadan hemen sonra, tanıklarının nişanlısı olarak beyan ettikleri kişiyle, evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşadığı; dosya içerisindeki fotoğraflardan ve ceza davası dosyasından anlaşılmaktadır.
Mahkeme gerekçesinde; davacının, boşanma sonrasında başka bir şahısla yaşamasını; boşanmadan bağımsız müstakil bir davranış olarak kabul edilmiştir. Oysa, bu husus, yukarıda açıklanan yasa hükmü gereğince, yoksulluk nafakasını ortadan kaldıran nedenler içerisinde sayılmış bulunmaktadır. Boşanmadan sonraki yaşantısıyla, yoksulluk nafakası isteme hakkını kaybetmiş olan davacının; bu talebinin, yasaya aykırı olduğu kabul edilmeli ve davasının reddine karar verilmelidir.Yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 09.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy