MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK (AİLE) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahkemece verilen hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların boşandıklarını, davalı lehine yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, boşanma ilam kesinleşmeden davalının başka bir erkekle karı koca şeklinde beraber yaşamaya başladığını, 16.05.2008 tarihinde çocuk doğurduğunu, hastane giriş formunda çocuğun baba hanesine davalının birlikte yaşadığı erkeğin isminin yazıldığını, davalının 2008 yılında sigortalı olarak çalışmaya başladığını belirterek, yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, davalının 3. şahısla birlikteliğinin 2007 yılı Ağustos ayından beri devam ettiği, davalıya yoksulluk nafakası bağlanması için gerekli şartların bu tarihten itibaren kalktığı gerekçesi ile nafakanın 2007 yılı Ağustos ayından itibaren kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Türk Medeni Kanunun 176/3. maddesi uyarınca; irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafaka, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü halinde kendiliğinden; alacaklı tarafın evlenme olmaksızın fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması ya da haysiyetsiz hayat sürmesi halinde mahkeme kararıyla kaldırılır.Somut olayda dosyadaki bilgi ve belgelerden; davalının Şükrü Kelleci isimli şahıs ile evlenme olmaksızın birlikte yaşadığı, 17.05.2008 tarihinde bu şahıs ile birlikteliğinden çocuk dünyaya getirdiği, mahkemece bu çocuğun ana rahmine düştüğü tarih esas alınarak yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. Davalının başka erkekle yaşadığı, bu erkekle olan birlikteliğinden çocuk dünyaya getirdiği sabit olduğundan mahkemece yoksulluk nafakasının kaldırılmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak boşanma kararı 30.04.2009 tarihinde kesinleşmiş olup, davacının bu tarihten önce ki ödemeler tedbir nafakası niteliğinde olduğundan, mahkemenin 2007 yılı Ağustos ayından itibaren nafakanın kaldırılmasına karar vermiş olması doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.O halde Mahkemece yapılacak iş; boşanma ilamının kesinleştiği tarihten itibaren yoksulluk nafakasının kaldırılmasına karar vermek olmalıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy