MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 10.000 TL (ıslah ile 35.789,68 TL) ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili; tarafların işyeri vasıflı iki dairenin paydaşı olduklarını, ancak davalının daireleri 2001 ila 2008 yılları arasında kiraya vererek gelir elde ettiğini, sonrasında ise daireleri işyeri olarak kullandığını, ayrıca her iki dairenin 2001 ila 2008 yıllarına ait aidatlarının da dava dışı apartman yönetimi tarafından icra kanalı ile müvekkilinden tahsil edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dairelerin kiraya verildiği dönem için 4.000 TL kira bedeli, taşınmazların davalı tarafından kullanıldığı dönem için 5.000 TL ecrimisil ve ödenmiş olan aidatların karşılığı olarak 1.000 TL olmak üzere toplam 10.000 TL nin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 03.04.2012 tarihli ıslah dilekçesi ile de talebini 35.799,68 TL ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davaya konu edilen 8 ve 9 nolu dairelerin, davacı ile dava dışı eşi arasındaki boşanma ve mal paylaşımı davalarında konulan tedbirler nedeniyle kiraya verilemediği gibi satılamadığını, bu nedenle müvekkilinin 8 nolu dairenin bir bölümünü 2009 yılı mayıs ayından sonra davacının bilgisi ve rızası dahilinde kullanmaya başladığını, ancak 9 nolu dairenin ise kimse tarafından kullanılmadığını savunarak davanın reddini dilemiş, 28.02.2012 tarihli dilekçesi ile ecrimisil isteminin 5 yıllık süre dışında kalan kısmının zamanaşımına uğradığını ileri sürmüştür.Mahkemece; davaya konu daireleri işyeri olarak kullanan davalının, davacıya kendi payını kullanması için izin vermediği, buna göre davacı tarafın (29.04.2004 ila 22.03.2010 tarihleri arasındaki dönemde) talep edebileceği ecrimisil miktarının bilirkişi raporu ile belirlenen 35.789,68 TL olduğu gerekçesiyle davanın ıslah edilmiş haliyle kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ecrimisil, kötü niyetli şagilin ödemekle sorumlu bulunduğu tazminattır.
Ancak, haksız fiil benzeri olan ecrimisil davalarında ecrimisile hükmedilebilmesi için öncelikle davacının taşınmazın haksız olarak kullanıldığını ispat etmesi gerekmektedir.
Somut olayda, davacı vekili 8 ve 9 nolu dairelerin davalı tarafından önce kiraya verilmek suretiyle, sonrasında ise işyeri olarak kullanılmak suretiyle kullanıldığını ileri sürmüştür. Ne var ki, 9 nolu dairenin işgali konusunda dinlenilen tanık anlatımları soyut ve çelişkili olup, bu beyanlar esas alınarak bu yerin davalı tarafça kullanıldığının ispatlandığını kabul etmek mümkün değildir.Bundan ayrı, davalı tarafça yasal süreden sonra ileri sürülen zamanaşımı define, davacı tarafça karşı konulmadığına (zımnen izin verildiğine) göre, genişletilmiş bu savunmanın da mahkemece incelenmesi zorunludur.Hal böyle olunca mahkemece; davalı tarafın zamanaşımı def’inin öncelikle ve ön sorun hükümleri (HMK. md. 163 vd.) uyarınca incelenmesi ve bir karara bağlanması, sonrasında ise dava dilekçesi ve delil listesinde “her türlü yasal delil” denilmek suretiyle yemin deliline de dayanan davacı tarafa, 9 nolu dairenin işgali konusunda davalı tarafa yemin teklif etme hakkının bulunduğunun hatırlatılması, yemin teklif edilmesi halinde davalıya eda ettirilmesi gerekirken; bu hususlar gözardı edilerek, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bu nedenlerle yerinde olan temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK. nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy