MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 3705,24 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı idare dilekçesinde; davalının ormana zarar verdiğini beyan ederek, 3705 TL idare zararının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün davacı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin, 26.04.2011 tarih ve 2011/6518 E.-2011/7227 K.sayılı ilamı ile; “…Bu durumda ceza mahkemesinde tespit edilen maddi olgular esas alınarak, kusurun ve zarar tutarının uzman bilirkişi vasıtasıyla yeniden belirlenerek uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, ceza dosyasındaki bilirkişi raporu esas alınarak eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetli görülmemiştir. Gerekçesiyle” mahkeme kararı bozulmuş, mahkemece; bozmaya uyularak, alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, subut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü davacı vekili süresinde temyiz etmektedir.Mahkemece, bozmaya uyulmakla birlikte, bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılmamış, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, bozma ilamında; davalının, ormana zarar verdiği vurgulanarak, tazminat miktarının uzman bilirkişice yeniden hesaplanması istenilmiştir. Tazminat sorumluluğu açısından, zarar kapsamı belirlenirken 10.06.1968 gün ve 1/12 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, Orman Yasasının amacı (ormanları koruma ve idame amacı) gözetilmelidir. Bu bağlamda, mahkemece; orman bitki örtüsünün davalı tarafından yok edilerek davacı idareye zarar vermiş olması nedeniyle (Orman Yasasının 114.maddesi uyarınca) bu zararın miktarı bilirkişiye hesaplattırılıp, belirlenen miktarın hüküm altına alınması gerekmektedir. Bozmaya uyulmakla birlikte, bozma gereğinin yerine getirilmemiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 25.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy