MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 15.294,00 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü. Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava konusu taşınmazı 25.04.1984 tarihinde 3208 TL bedelle davalı belediyeden harici olarak satın alıp yıllarca kullandığını, taşınmazın hazineye ait olduğunun ortaya çıkması üzerine taşınmazın 1.083,19 m2'lik kısmı için hazineye 8.775,00 TL ödemek zorunda kaldığını, taşınmazın 805,81 m2'lik kısmının ise davacının kullanımından çıkıp hazine adına kaydedildiğini, bu olay nedeniyle davalı belediyenin sebepsiz zenginleştiğini iddia ederek 15.294,00 TL tazminatın davalı belediyeden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı belediye temsilcisi davaya konu arazinin hazine arazisi olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; taşınmaz bedelinin davacı tarafından bankaya yatırıldığı kabul edilmekle birlikte davacının davalı belediyenin dahili olmadan kendiliğinden hukuki işlemler yaptığı, bu hukuki işlemlerin sonucunda kendi yanılgısına göre sonuç beklediği, bu sonuca ulaşamaması nedeniyle bu davayı açtığı ve davalı belediyenin sebepsiz zenginleştiğini kanıtlayamadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak temyiz edilmiştir.Duruşma davetiyelerinin tebliği için dosyadan posta pullarının çıkmadığı tutanakla saptandığından ve miktar itibariyle duruşmalı inceleme şartları oluşmadığından davacı vekilinin duruşma istemi red edilerek, temyiz incelemesi dosya üzerinde yapılmıştır.Dava; sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak istemidir. Sebepsiz zenginleşme için, bir taraf zenginleşirken diğer tarafın fakirleşmesi, zenginleşme ile fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir.Sebepsiz iktisaptan söz edebilmek için öncelikle davalının mal varlığında bir zenginleşmenin meydana gelmesi gerekir. Bu zenginleşme mal varlığının artması şeklinde olabileceği gibi azalmasının önlenmesi şeklinde olabilir. Zenginleşmenin miktarı istenebilecek alacağında üst sınırını oluşturur. (B.K. 62.mad.) Maddedeki hata unsurundan amaç ise, iradenin hata sebebiyle bozulması değil, aksine borcun sebebinin yokluğudur. Sebebin bulunmaması (borcun bulunmaması) hata unsurunun varlığı için yeterli olup, nedensiz zenginleşmede, yasanın öngördüğü unsurların nitelikleri özellikle hata unsurunun yukarıda açıklandığı şekilde ele alınması gerektiği, gerek hukuk öğretisinde ve gerekse uygulamada kesin ve tartışmasız olarak kabul edilmektedir. (S.Reisoğlu, Sebebsiz İktisap Davasının Genel Şartları, Ankara 1961, Sh. 146-165 ve dip notlarda gösterilen kaynaklar ).Sebepsiz zenginleşme; geçerli olmayan ve tahakkuk etmemiş yahut varlığı sona ermiş bir nedene ya da borçlu olunmayan şeyin hataen verilmesine dayalı olarak gerçekleşebilir. Sebepsiz zenginleşme bunlardan hangisi yoluyla gerçekleşmiş olursa olsun, sebepsiz zenginleşen, aleyhine zenginleştiği tarafa karşı geri verme borcu altındadır.Somut olayda, davacının davalı belediyeye 30208 TL ödeme yaptığı sabit olup, ödeme hususu mahkemenin de kabulünde bulunduğuna göre, mahkemece yapılacak iş, davalı belediyenin ödeme tarihindeki hesap kayıtlarını dosyaya celbederek; davacının davalı belediyeye 30208 TL'yi niçin ödediğini araştırmak ve sebepsiz zenginleşme kuralları gereğince oluşacak sonuca göre hüküm kurmak olmalıyken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bu durum bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy