MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde davalının tarlası üzerinde geçit hakkı tesisi istenilmiştir. Mahkemece, davacının talebi hukuken mecra irtifakı tesisi olarak değerlendirilmiş ve buna göre keşif yapılmıştır. Ancak, keşif sırasında somut olayın mecra irtifakına ilişkin hükümler ile çözümlenmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, TMK'nun 742/3.maddesine göre meselenin komşuluk hukukuna göre çözümlenmesi gerektiği gerekçesiyle davalının bu suya el atmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dilekçesinde; maliki bulunduğu taşınmazlarını, komşusunun tarlasından geçen su ile sulamakta iken davalının bu sulama suyunun önünü keserek mağdur olmasına sebebiyet verdiğini, bu tarlalarını başka bir yerden sulama imkanının olmadığını bu nedenle davalının tarlası üzerinde kendi taşınmazları lehine geçit hakkı tesisine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının tarlasını başka yerden sulama imkanının bulunduğunu bu nedenle açılan davayı kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davanın hukuki niteliği itibariyle komşuluk hukukuna aykırılıktan kaynaklanan elatmanın önlenmesine ilişkin olduğu, her ne kadar davacı dava dilekçesinde, geçit hakkı tesisi ile kapatılan sulama alanının açılması yönünde talepte bulunmuş ise de hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğu gerekçesiyle davacının talebinin hukuken mecra irtifakı tesisi olarak değerlendirilmesi gerektiği ancak yapılan keşif sonucu meselenin komşuluk hukukuna göre çözümlenmesi gerektiğinin anlaşılması üzerine davalının, kendi taşınmazına kadar gelen ve taşınmazını da sulamakta kullandığı suyu kapatarak davacının taşınmazına su vermediği böylece müdehalede bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacıya ait arazilere akan suya davalının el atmasının önlenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 74.maddesi (HMK 26.md.) gereğince kural olarak hakim davacının talebi ile bağlıdır. Talepten başka birşeye karar veremez. Bu nedenle davacı dava dilekçesinde istemini açık bir biçimde bildirmelidir. Buna karşın resen araştırma ilkesinin uygulandığı kamu düzenine ilişkin hallerde mahkeme, kamu düzeni düşüncesi ile talepten fazlaya da karar verebilir.
Davada, istemden fazlaya hüküm vermeyi gerektiren kamu düzenine ilişkin bir durum söz konusu olmamasına göre, davacı tarafından, davalının tarlası üzerinde, kendi taşınmazı lehine geçit hakkı tesisi istenilmiş olmasına rağmen mahkemece hukuki nitelendirmenin hakime ait olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinde belirtilen talep dışına çıkılmak suretiyle uyuşmazlığın komşuluk hukukuna aykırılıktan kaynaklanan el atmanın önlenmesi olarak nitelendirilip buna göre yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 01.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy