MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 10.450,00 TL'nin yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde, tarafların 1/3 hisse ile maliki bulundukları bağımsız bölümün, davalı tarafından açılan ortaklığın giderilmesi davası neticesinde satışına karar verildiğini, ortaklığın giderilmesine karar verilen taşınmaza davacı tarafından yapılan faydalı tadilat ve değişiklikler nedeniyle taşınmazın değerinde artış meydana geldiğini belirterek 10.450,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıllardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar, davacının taşınmaza yaptığını iddia ettiği masrafların zorunlu veya faydalı masraflar olmadığını, davacının söz konusu taşınmazda kira vermeden oturduğunu bildirerek davanın reddini savunmuşlardır.Mahkemece,davanın kabulü ile bilirkişi raporu ile belirlenen 10.450,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan eşit olarak tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı tarafın sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak davacı, davalılar ile 1/3 hisse ile maliki bulundukları 4 nolu bağımsız bölüme yaptığı faydalı masrafları talep etmektedir.Dosyada mevcut tapu kayıtlarından, dava konusu edilen 71 ada 8 parselde kayıtlı ana taşınmazın 200/1232 arsa paylı 4 nolu bağımsız bölümün 1/3 hisse ile davacı ve davalılar adına tapuda kayıtlı iken, ... 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/22 sayılı satışı ile 03.05.2011 tarihinde davalılardan ...'na satış yapıldığı anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, davacının hisseli maliki bulunduğu 4 nolu bağımsız bölüme yaptığı faydalı giderleri davalılardan tapudaki hisseleri oranında isteyebileceği gözetilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken bilirkişi tarafından hesaplanan toplam miktar üzerinden davanın kabulü yönünde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 17.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.