MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 6.950,00 TL itirazın iptali %40 icra inkar tazminatının faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili, karşı dava ile 500 USD karşılığı 830,37 TL'nin tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulü, karşı davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı-k.davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalının 1.8.2002 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile müvekkilinin kiracısı olduğunu, 1.8.2008 tarihinde başlayan yeni dönemde eksik kira bedeli ödediğini, 2008 yılının 8. ayından kira farkı ile 2008 yılı 9.ayından, 2009 yılının 7.ayı dahil toplam 11 aylık kira bedelinin ödenmediğini, bu kira bedellerinin tahsili için yapılan takibe de itiraz edildiğini beyanla, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi ile; 9.9.2008 tarihinde mecuru tahliye ettiğini, bu hususun da ihtarla davacıya bildirildiğini, bundan önce de davacının sözlü talimatı ile anahtarı mecuru kiralamak isteyen dava dışı ...’a verdiğini, tahliyeden sonraki 11 aylık kira bedeli için yapılan takibin haksız olduğunu beyanla davanın reddini savunmuş, karşı davası ile de; davacıda bulunan 500 USD depozitodan, 2008 yılının 8. ayı ile, 9. aydan 9 günlük kira toplamı düştükten sonra bakiye 568,25 TL depozito bedelinin davacı-karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece verilen bu hüküm dairemizin 10.12.2009 tarih ve 2009/14862 E.-2009/19688 K.sayılı ilamıyla "Davacı kiralayanın tahliyeden haberdar olup olmadığı, anahtar teslim almaktan kaçınıp kaçınmadığı hususunun araştırılması gerektiği ve bu hususlar araştırıldıktan sonra mecurun erken tahliye nedeniyle uğramış olduğu zarar var ise bu hususun dikkate alınması gerektiği, ayrıca davacının asıl alacak üzerinden istemiş olduğu %120'lik faiz miktarının fahiş olup olmadığının değerlendirilmesi" gerekçesiyle bozulduğu ve bozmaya uyulduğu halde, mahkemece alınan bilirkişi raporunda belirtilen gecikme cezasının hüküm fıkrasında tartışılmadan karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy