MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde suya vaki müdahalenin önlenilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dava dilekçesinde, davalının babasının kardeşi olduğunu ve 35 yıl önce birlikte getirdikleri suyun ikiye bölünerek evlerde kullanıldığını ancak davalının son yıllarda suyun tamamını borularla kendi evine götürmek suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek vaki müdahalenin önlenilmesi istenilmiştir.Davalı, dava konusu suyu babası ile kendisinin getirdiğini davacının bir hakkının olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davacının evinin şebeke suyunun mevcut olduğu bu yüzden davacının su ihtiyacının olmadığı gibi suda kadim hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm, süresinde davacı tarafından temyiz edilmiştir.Davaya konu edilen suyun, genel sulardan bulunduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Genel sulardan kadim ve öncelik hakları saklı tutulmak şartıyla herkes faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir.Somut olayda, yapılan keşif sırasında dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile dava konusu suyun 50 yılı aşan bir süre önce davacı ve kardeşi (davalının babası) tarafından ortaklaşa getirildiği ve ihtiyaçları için kullanıldığı iki üç yıldır davalı tarafından suyun tamamının depoya alınmak suretiyle sulama suyu olarak kullanıldığı beyan edilmiştir. Yine, yapılan keşif sırasında davacı ve davalının evlerinde şebeke suyu bulunduğu da saptanmıştır.Ancak, davacının eskiden beri kullandığı su üzerinde öncelik hakkı bulunmaktadır. Suyun niteliği ve tarafların öteden beri suyu birlikte kullandıkları da gözetilerek davacıdan öteden beri kullandığı su miktarı belirlenerek bu miktar için davalının müdahalesinin önlenmesine karar verilmesi gerekmektedir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy