MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 2.000 TL alacağın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Dava dilekçesinde; dava konusu tarlayı haricen davalıdan sözleşmede belirtilen 2.000 TL bedelle satın aldığını, parasını verdiğini, fakat, tapusunu alamadığını iddia ederek; 2.000 TL alacağın 17.12.2004 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı cevap dilekçesinde; her ne kadar sözleşmede 2.000 TL bedelden bahsediliyorsa da, davacının kendisine sadece 120 TL verdiğini; bu sebeple, davayı kabul etmediğini savunarak; davanın reddini istemiştir.Davacı duruşmadaki beyanında; tarlayı 2.000 TL bedelle satın aldığını, 120 TL'sini peşin verdiğini, geri kalan bedeli ödemek istemişse de, davalının mirasçılarıyla anlaşamaması nedeniyle kabul etmediğini; tarlayı aldıktan sonra kepçe ile temizlettiğini, kepçe için 300 TL ödediğini; toplam 420 TL (faizi ile birlikte) davalıdan alacağı bulunduğunu ileri sürerek; tahsilini istemiştir.Mahkemece; "...yazılı olarak düzenlenen satış senedinde açık şekilde davalının davacıdan 2.000,00 TL'yi almış olduğu yazıldığından, davalının davacıdan bu parayı almadığını ancak yazılı bir delille ispat etmesi gerektiği; buna rağmen davalının yazılı bir delil sunamadığı anlaşıldığından davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Gerekçesiyle" davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı tarafından süresinde temyiz edilmiştir.Davacı, dava dilekçesinde; satın alınan taşınmaz bedeli olarak sözleşmede kararlaştırılan 2.000 TL bedelin tahsilini talep etmişse de; duruşma sırasında davalının savunması doğrultusunda; davalıdan olan alacağını, 120 TL peşin ödediği taşınmaz bedeli ile taşınmazda çalıştırdığı kepçe için ödediği 300 TL olmak üzere toplam 420 TL olduğunu beyan ederek sınırlandırmıştır. Bu durumda, mahkemece; davacının davadaki istemini duruşmadaki beyanıyla sınırladığı gözetilerek, davanın 420 TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmesi gerekir. Yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy