MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde suya vaki el atmanın önlenmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın
kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesi ile; müvekkilinin, kazı yaparak yeryüzüne çıkarttığı ve boru ile taşınmazına götürdüğü su kaynağını; davalı belediyenin hiçbir hakkı olmadığı ve suya ihtiyacı bulunmadığı halde, önce yazı yazarak müdahale ettiği, sonra da Kaymakamlıktan men kararı alarak sudan yararlanmasını engellediğini iddia ederek; davalının suya vaki müdahalesinin men'ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davayı kabul etmediğini, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; "jeoloji bilirkişi raporunda, suyun genel su niteliğinde olduğu, içme suyu olarak kullanılmasının sakıncalı bulunduğu bildirilmiştir. Ziraat mühendisi raporunda ise, davacının bu suya ekili dikili alanlar için 120 gün ihtiyacı olduğu tespit edilmiştir. Suyun davacının ihtiyaçları doğrultusunda kullanılması halinde dahi genel su niteliğini kaybetmeyeceği, davacının ihtiyaçlarını karşılayabilecek nitelikte olduğu anlaşıldığından; davalının haksız müdahalesinin menine karar vermek gerekmiştir. Gerekçesiyle" davanın kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Dava konusu suyun genel su olduğu anlaşılmaktadır. Genel sulardan ise, kadim ve öncelik hakları ihlal edilmemek şartıyla herkes faydalı ihtiyacı oranında yararlanabilir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu suyun davacının ihtiyaçlarına yeter miktarda olduğu tespit edilmiş olmakla birlikte, ihtiyacından fazla suyun mevcut olup olmadığı tespit edilmemiştir. Ayrıca, davacının sulama suyu olarak kullandığı bu sudan yararlanma süresinin Haziran, Temmuz. Ağustos ve Eylül olmak üzere 120 gün olduğu ifade edilmiştir.Yılın diğer aylarında sudan davalının yararlanıp yararlanamayacağı hususu da araştırılmış değildir.Mahkemece yapılacak iş; suyun debisini tam olarak saptamak, tarafların suya olan ihtiyaçlarını belirlemek, davacının öncelik hakkı bulunduğu gözetilerek, sudan öncelikle davacıyı yararlandırmak, fazla miktardan da davalının yararlanmasını sağlamak; gerekirse tarafların suyu birlikte kullanabilecekleri bir su rejimi veya su düzeneği oluşturmak ve oluşacak sonuç dairesinde hüküm kurmak olmalıdır.
Yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 06.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy