MAHKEMESİ: AİLE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen nafaka davasının yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesinde, müvekkili olan davacı ile davalının evli olup ayrı yaşadıklarını beyan ederek, davacı ve müşterek çocuklar için tedbir nafakasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece, davacı kadın için tedbir nafakası talebinin reddine karar verilmiş, çocuklara ilişkin olan tedbir nafakası talebi hakkında ise olumlu yada olumsuz her hangi bir karar vermemiştir.Hüküm verildikten sonra, davacı tarafından mahkemeye dilekçe verilerek, çocuklar hakkında da tedbir nafakasına karar verilmesi istenilmiş,mahkemece ek bir karar ile çocuklara ilişkin olarak ta tedbir nafakasına karar verilmiştir, asıl karar ve ek karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.Davacının sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, hüküm tefhim edilmekle hukuki varlık kazanır.Hakim verdiği (tefhim ettiği) hüküm ile bağlıdır. Sonradan hükmün yanlış olduğu kanısına varsa bile, hükmünü değiştiremez.Yani; mahkeme davayı tekrar ele alıp, yeni bir karar veremez. Hükme karşı temyiz yoluna gidilir ve hüküm Yargıtay’ca bozulursa, mahkeme ancak o zaman davaya tekrar el koyabilir.Hukuk usulüne göre, hakim,esas hükmü tefhim etmekle, davadan elini çekmiş olur. Bu nedenle de hakimin tekrar davaya el koyup önceki hükmü değiştirmesi mümkün değildir. Bitmiş bir dosyanın tekrar ele alınması, kamu düzenine aykırılık teşkil eder.Bu itibarla, mahkemece hüküm vermiş olduğu dosyanın tekrar ele alınıp, ek karar ile başka bir hüküm daha verilmesi doğru görülmemiştir.Diğer yandan, mahkemece verilen ilk karar açısından, hakimin, davacının dava dilekçesindeki asıl ve yardımcı tüm talepleri hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermesi gerekir.Somut olayda davacı dava dilekçesinde müşterek çocuklar hakkında da tedbir nafakası hakkında bir karar vermesi gerekirken, bu hususu göz ardı etmesi doğru görülmemiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,15/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy