MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 13.000,00 TL ıslahen 23.000,00 TL tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait iki adet büyükbaş hayvanın elektrik direğindeki kaçak nedeniyle telef olduğunu belirterek; hayvanların bedeli, hayvanlardan elde edilen süt bedeli, aynı zamanda gebe olan söz konusu hayvanlardan doğacak buzağıların bedeli ve müvekkilinin yoksun kaldığı destekleme bedeli olmak üzere toplam 13.000,00 TL'nin ıslahen; 23.000,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; olay yeri görgü ve tespit tutanağının içeriğini kabul etmediklerini, jandarma tarafından düzenlenen tutanakla hayvanların elektrik çarpmasından öldüğü şeklindeki tespitin kabul edilemeyeceğini, veteriner hekimin yeterli inceleme ve araştırma yapmadan rapor tanzim ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; davalının elektrik hizmetini ifada kusurlu olduğu, gerekli tedbirleri almadığı için elektrik çarpması nedeniyle hayvanların öldüğü gerekçesi ile davanın kısmen kabulü cihetine gidilerek; 17.140,00 TL zararın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dava, haksız fiilden kaynaklanan zararın tazmini talebine ilişkindir.Sorumluluk hukukunun ilk amacı bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeyi ve zararı aynen veya nakden gidermek, zarar verici olay sonunda zarar görenin malvarlığında eksilmiş olan değer yerine, nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Zarar verenin, yerine getirmekle zorunlu olduğu bu yükümlülüğe, tazminat yükümlülüğü denilir. Tazminat yükümlülüğünün, yani zarar verenin ödeyeceği tazminat miktarının tespit edilebilmesi için, herşeyden önce, zararın hesaplanması gerekir. Zarar verenin ödeyeceği tazminat gerçekleşen zararla sınırlı olup, hiçbir zaman zararın azami miktarını geçemez. BK. 42/1'e göre zararı ispat etmek davacıya düşer. Kural olarak davacı, uğranılan zararın hem varlığını, hem de miktarını ispat etmekle yükümlüdür. Ancak bir şeyin telef olmasında zarar miktarını ispat etmek çok zor olduğundan bu ispat zarar görenden beklenilemez. Bu takdirde hakim BK. 42/2 gereğince olayların normal akışını, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, almış olduğu tedbirleri göz önünde tutarak zarar miktarını hakkaniyet esaslarına göre tespit eder. Bu halde zararın varlık ve miktarının tespitinde hakim geniş bir takdir yetkisine sahiptir. Hakimin buradaki takdir yetkisi, zararın ispatına ilişkin delillerin takdiriyle ilgilidir. Zarar miktarının belirlenmesinde haksız fiilin işlendiği andaki durum göz önünde tutulur. Hakim, ilke olarak yalnız hüküm anında gerçekleşen zararı tespit ederek, bunun tazminine karar verir, gelecek zarar henüz doğmadığı için bunun hükme esas olacak şekilde hesap edilmesi mümkün değildir.Somut olayda; davalı elektrik idaresine ait elektrik direğindeki kaçaktan dolayı davacıya ait biri 7 yaşında ve 3 aylık hamile, diğeri 4 yaşında 1 aylık hamile 2 ineğin öldüğü ve davacının zarara uğradığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Yapılan bilirkişi incelemesi sonucu 7 yaşındaki 3 aylık hamile ineğin karnındaki yavrusu ile birlikte bedeli 5.750,00 TL; 4 yaşındaki 1 aylık hamile ineğin karnındaki yavrusu ile birlikte bedeli 6.250,00 TL olarak belirlenmiştir.Raporda ayrıca "destekleme bedeli" (anaç sığır desteklemesi, sığır soy kütüğü ilave, suni tohumlamadan doğan buzağı, ... ve şap aşısı desteği) 810,00 TL; iki inek için alınacak "çiğ süt destekleme bedeli" 800,00 TL, net "çiğ süt bedeli" 3.785,00 TL olarak hesaplanmış ve davacının toplam zararı 17.140,00 TL olarak belirlenmiştir. Mahkemece, rapor hükme alınmış ve 17.140,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Mahkemece; zarar miktarının hesaplanmasında gözönünde tutulması gereken yukarıda belirtilen ilkeler göz ardı edilerek; ölüm tarihinden rapor tarihine kadar belirlenen çiğ süt bedelinin; çiğ destekleme bedelinin ve destekleme bedeline hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy