MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde şimdilik 2000 TL ecrimisilin yasal faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı dilekçesinde, davalıların taşınmazını işgal ettiklerini, beyan ederek, 2.6.2006-25.3.2011 tarihleri arası şimdilik 2000 TL. ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.Mahkemece, bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmaza herhangi bir müdahalenin bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Taraflar arasında, daha önceden meni müdahale ve ecrimisil talepli davanın açıldığı, davanın kabulüne karar verildiği ve bu kararın Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği görülmüştür. Meni müdahale kararının infazı için, davacı tarafından icraya başvurulmuş, mahallinde yapılan 2.3.2011 tarihli infaz sırasında tutulan tutanakta, müdahalenin halen devam ettiği anlaşılmıştır. Bu infaz tarihi de, davada ecrimisil talep edilen döneme tekabül etmektedir.Dosyada mevcut bilirkişi raporunda, keşif tarihi itibariyle dava konusu taşınmaz üzerinde davacının iddia ettiği şekilde bir müdahalenin bulunmadığı belirtilmiş, mahkeme tarafından da bu rapor esas alınarak taşınmaza davacı tarafından herhangi bir müdahalenin bulunmadığı kabul edilmiştir.
Her dava, açıldığı tarihteki şartları gibi değerlendirilir. Dava açılmadan önce taraflar arasında görülen ve karara bağlanan elatmanın önlenmesi davasında davacının taşınmaza müdahalesinin bulunduğu sabit olmuştur. Bu davada verilen kararın infazı için taşınmazın başına gidilmiş, 02.03.2011 tarihinde yapılan infaz sırasında da işgalin halen devam ettiği, resmi belge niteliğindeki icra dairesinin infaz tutanağı ile sabit olmuştur.
Davada talep edilen dönem 02.06.2006-25.03.2011 tarihleri arasını kapsayan döneme ilişkin olduğundan ve 02.03.2011 tarihinde yapılan infaz sırasında da işgalin halen devam ettiğide anlaşıldığına göre artık davalı tarafın işgale son verdiğini ispat etmesi gerekecektir.
Öyle ise mahkemece, bu ilke ve esaslar gözetilerek, yapılacak yargılama neticesinde hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.Bu İtibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 15/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.